2015-12-29 10:37:38

Palandöken ve ağlanacak halimiz!

29 Aralık 2015, 10:37

Biliyorsunuz... 
Palandöken ve dahi kış turizmine olan ilgimizden çeşitli yazılarımızda hem de defalarca bahsetmiştik... 
Bundan mütevellit bu hafta sonunda da yine Palandöken kayak merkezindeydik... 
İtiraf edelim, son yılların belki de en durgun ve en renksiz kış sezonunu geçiriyor Palandöken... 
Pistlere şöyle kuş bakışı bakınca, turizmin uğradığı sekteyi herkes rahatlıkla görebi­li­yor... 
Kaldı ki, otellerdeki yetkililer de bunu devamlı dile getiriyor: 
''Bu yıl turist yok'' 
Sebebi ma­lum: Rusya ve Türkiye arasın­da­ki uçak krizi! 
Adamlar bu konuda haksız olmalarına rağ­men, öyle bir lobi faaliyeti içerisine girmişler ki; acenteler sus-puş olmuş a­de­ta... 
Sadece Rus turistler için mi? 
Değil elbette... 
Nüfuz edebildikleri her yere nüfuz etmiş ve Türkiye'yi ve Erzurum Palandöken'i kara listeye aldırmışlar sanki de... 
Ve sonuç ortada! 
Renksiz, cansız, solgun ve durgun bir Palandöken ve bu Palandöken'de en hareketsiz kış sezonu... 
Peki, bu herifler haksız olmalarına rağmen onca uğraş veriyor da, bizler ne yapıyoruz? 
Hiç! 
Evet, kocaman bir hiç! 
Şehrin ekabirinden biri ya da birileri de çıkıp demiyor ki; 
''Arkadaş bir durun bakalım! Madem bize karşı alınmış böylesi bir tavır var, biz de şu eylem planını devreye sokalım!'' 
Yok maalesef... 
Ve görünen o ki, bu durum naçizane ben ve benim gibi Palandöken, turizm ve kayak sevdalıları dışında hiç kimsenin umurunda de­­ğil!
Baksanıza! 
Koca bir ay geride kaldı ve kış sezonu neredeyse ortalandı, fakat bizim tarafımızdan atılabilmiş tek bir adım bile yok! 
Neden?
Çünkü şehirde herkes kendine ayrı bir hükümdar olmuş da, ondan... 
Çünkü şehirde herkes kendi aklından bir başkasının aklını sevmiyor da, ondan... 
Çünkü şehirde istişare, işbirliği, el birliği ve görüş alışverişi beş para etmiyor da, on­dan... 
Çünkü şehirde kim olursa olsun her işten anlıyor da, ondan... 
Görüyor musunuz? 
Bir çırpıda ne kadar sebep sıraladık şim­di... Az daha zorlasak kim bilir daha neleri neleri sıralarız da, buna hiç mi hiç gerek yok artık... 
Yahu! 
Bu yıl sönük geçen kış turizmi Erzurum'da değil de, başka bir şehirde olsaydı inanın oralarda çoktan seferberlik ilan edilmişti... 
''Neler yapılabilir?''
''Bu süreç nasıl atlatılabilinir?'' diye... 
Ama bu şehirde böyle bir arayışa girmek nedense hiç kimsenin aklına gelmiyor... Bu şehirde turizm alanında ehil ve işinin erbabı onlarca isim varken, yönetici diye geçinen bir Allah'ın kulu çıkıp da, ''gelin bir formül bulalım'' demiyor... 
Naçizane biz de turizmciyiz... 
Ve Palandöken'in mevcut durumundan biz de muzdarip, biz de şekva sahibiyiz... 
Beğenilir, beğenilmez... 
Uygulanır, uygulanmaz bilemeyiz ama bizim de bu süreci atlatmaya ve Palandöken'e turist çekmeye dair çeşitli proje ve çalışmalarımız var... 
Ne olur yani bir beyin fırtınası estirilse! 
Ne olur sanki Erzurum'daki turizmcilerin katılımıyla ortak bir istişare toplantısı organize edilse!
Ne kaybedilir ki! 
Zaman mı?
Hiç alakası yok, çünkü zamanın alasını za­ten kaybetmekteyiz... 
Ne kaldı geriye? 
Ne kalacak koca bir hiç... 
Haaa!
Eğer bu şehrin yöneticileri diyorsa ki; ''Aman boşver, bu sezon da böyle geçsin!'' diye... Ona da ''Yüzünüz ak olsun'' demekten gayri elimizden başka da birşey gelmiyor... 
Bu noktadan hareketle;
Yarın hiç kimse kalkıp da Palandöken'deki durgunluktan dolayı yakınıp durmasın, ahlanmasın, vahlanmasın... Zira Palandöken'den ön­ce bize sorarsanız; bir kere bu şehir oturup önce kendi haline ağlasın... 
Hıçkırarak hem de... 
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.