1957 yılında kurulan ve 60 yılı geride bırakan Atatürk Üniversitesi'nde Prof. Dr. Ömer Çomaklı'ya kadar tam 15 rektör görev yaptı. Atatürk Üniversitesi'nin 16'ncı rektörü olan Çomaklı, kendisinden önce görev birçok mevkidaşının aksine, üniversitenin kapılarını şehre açarak işe başladı. Fakültelerin yöneticilerinden öğretim üyelerine, öğrencilerden teknik kadroya ve üniversitenin tüm çalışanlarına yönelik olarak gösterdiği yakın ilgi, Çomaklı'nın farkını daha görevinin ilk yılında gözler önüne serdi. Üniversitenin hemen her kademesiyle iç içe olan ve üniversitenin kapılarını sadece şehre değil, sınırlar ötesine de açan Rektör Çomaklı, "Üniversite Kuran Üniversite" ünvanına sahip olan Atatürk Üniversitesi'nde yepyeni bir dönemin başlangıcı oldu.
Çomaklı yönetimindeki Atatürk Üniversitesi'nde toplumsal gelişime katkı sunacak adımların atılmasının yanında, Erzurum ve bölge kalkınmasına yönelik işbirliği ve istişare mekanizmaları da çalıştırılmaya başlandı. Bulduğu her fırsatta STK'lar ve toplumun diğer tüm kesimleriyle bir araya gelen Rektör Ömer Çomaklı, bu yönetim anlayışıyla Atatürk Üniversitesi'ni "içine kapalı bir kutu" olmaktan da kurtardı.
ÇOMAKLI YENİ BİR ÇIĞIR AÇTI
Atatürk Üniversitesi'nde görev yapan rektörlerin birçoğu, üniversiteleri sadece bilimsel bilgi üretmekle yükümlü öğretim kurumları olarak gördü. Bilimsel bilginin toplumsal gelişime sağlayacağı katkıların yanı sıra, üniversitelerin aynı zamanda bulundukları yörenin kalkınması için de istikamet belirleyici olmaları gerektiğinin farkına sadece bir-iki rektörün varabildiği Atatürk Üniversitesi'nde, Ömer Çomaklı'nın yaptığı hamleler, bu misyonu adeta taçlandıracak boyutlara ulaştı. İstişare ve bilgi alışverişi gibi, attığı birbirinden nitelikli adımlar sayesinde Atatürk Üniversitesi'ni bu şehrin yeniden bir parçası haline getiren Prof. Dr. Çomaklı, yöneticiliğini yaptığı ve Türkiye'nin gözde bilim yuvaları arasında bulunan kuruma, Erzurum'da çok dinamik bir yapı kazandırdı. Geçmişte birçok rektörün kapısını dahi hiç açmadığı fakülteler, Çomaklı ile birlikte adeta bir bilim orkestrasına dönüştü. Fakülte yöneticileriyle sık sık bir araya gelerek, ortaya bir ekip ruhu koyan ve sorumluluk anlayışını gözler önüne seren Çomaklı'nın, önümüzdeki 7 yıl boyunca Atatürk Üniversitesi ve Erzurum için yepyeni çığırlar açması bekleniyor.
7/24 İŞBAŞINDA OLAN BİR REKTÖR
Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurulan bazı fakülte dekanları, Rektör Çomaklı'dan sonra üniversitede bambaşka bir atmosferin oluştuğunu belirterek, ""Rektör Bey, 7/24 görev başında olan bir yönetici. Hoca'nın mesai mefhumu kesinlikle yok, günün her saatinde ve dahi mesai dışında bile kendisini herhangi bir fakültede, araştırma merkezinde ya da enstitüde görmek mümkün. Fakülte dekanları olarak bizlerle ve diğer yönetici arkadaşlarımızla ilaveten öğretim üyeleriyle çok sıkı temas halinde. En küçük bir sorun karşısında bile olağanüstü çözümler üretebiliyor, yolumuzu açıyor, bizlere her türlü imkanı da sunuyor. Yine öğrencilerle de fevkalade güzel bir iletişimi var hocamızın. Genellikle rastlarız: rektörün kim olduğunu bilmeyen öğrencilerimiz bile olurdu. Ama günümüzde bu neredeyse imkansız. Çünkü hocamız öğrencilere gösterdiği yakın ilgiyle de, gözleri ve gönülleri doldurmuş bir isim." ifadelerini kullandılar. Samet ÖZÜNAL / YENİGÜN
Çomaklı yönetimindeki Atatürk Üniversitesi'nde toplumsal gelişime katkı sunacak adımların atılmasının yanında, Erzurum ve bölge kalkınmasına yönelik işbirliği ve istişare mekanizmaları da çalıştırılmaya başlandı. Bulduğu her fırsatta STK'lar ve toplumun diğer tüm kesimleriyle bir araya gelen Rektör Ömer Çomaklı, bu yönetim anlayışıyla Atatürk Üniversitesi'ni "içine kapalı bir kutu" olmaktan da kurtardı.
ÇOMAKLI YENİ BİR ÇIĞIR AÇTI
Atatürk Üniversitesi'nde görev yapan rektörlerin birçoğu, üniversiteleri sadece bilimsel bilgi üretmekle yükümlü öğretim kurumları olarak gördü. Bilimsel bilginin toplumsal gelişime sağlayacağı katkıların yanı sıra, üniversitelerin aynı zamanda bulundukları yörenin kalkınması için de istikamet belirleyici olmaları gerektiğinin farkına sadece bir-iki rektörün varabildiği Atatürk Üniversitesi'nde, Ömer Çomaklı'nın yaptığı hamleler, bu misyonu adeta taçlandıracak boyutlara ulaştı. İstişare ve bilgi alışverişi gibi, attığı birbirinden nitelikli adımlar sayesinde Atatürk Üniversitesi'ni bu şehrin yeniden bir parçası haline getiren Prof. Dr. Çomaklı, yöneticiliğini yaptığı ve Türkiye'nin gözde bilim yuvaları arasında bulunan kuruma, Erzurum'da çok dinamik bir yapı kazandırdı. Geçmişte birçok rektörün kapısını dahi hiç açmadığı fakülteler, Çomaklı ile birlikte adeta bir bilim orkestrasına dönüştü. Fakülte yöneticileriyle sık sık bir araya gelerek, ortaya bir ekip ruhu koyan ve sorumluluk anlayışını gözler önüne seren Çomaklı'nın, önümüzdeki 7 yıl boyunca Atatürk Üniversitesi ve Erzurum için yepyeni çığırlar açması bekleniyor.
7/24 İŞBAŞINDA OLAN BİR REKTÖR
Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurulan bazı fakülte dekanları, Rektör Çomaklı'dan sonra üniversitede bambaşka bir atmosferin oluştuğunu belirterek, ""Rektör Bey, 7/24 görev başında olan bir yönetici. Hoca'nın mesai mefhumu kesinlikle yok, günün her saatinde ve dahi mesai dışında bile kendisini herhangi bir fakültede, araştırma merkezinde ya da enstitüde görmek mümkün. Fakülte dekanları olarak bizlerle ve diğer yönetici arkadaşlarımızla ilaveten öğretim üyeleriyle çok sıkı temas halinde. En küçük bir sorun karşısında bile olağanüstü çözümler üretebiliyor, yolumuzu açıyor, bizlere her türlü imkanı da sunuyor. Yine öğrencilerle de fevkalade güzel bir iletişimi var hocamızın. Genellikle rastlarız: rektörün kim olduğunu bilmeyen öğrencilerimiz bile olurdu. Ama günümüzde bu neredeyse imkansız. Çünkü hocamız öğrencilere gösterdiği yakın ilgiyle de, gözleri ve gönülleri doldurmuş bir isim." ifadelerini kullandılar. Samet ÖZÜNAL / YENİGÜN