Erzurum'un kış turizmi noktasında 2011'den bu yana aldığı mesafeyi görmemek ve kabullenmemek için kesinlikle "ahmak" olmak lazım. Çünkü 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları Türkiye'de bir ilkti ve bu ilke Erzurum imzasını attı. Şimdi ise, önümüzde EYOF 2017 var ve bu organizasyon da yine Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyor. 
Her iki organizasyona da "bir spor etkinliği" olarak bakanlar olabilir; fakat bilinmelidir ki en büyük yanılğı budur. 
Sebebine gelince: 
Dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi köşesinde yaşarsanız yaşayın; karşınıza mutlaka "marka" gerçeği çıkar. Giyimimizden kuşamımıza, yediğimizden içtiğimize varıncaya kadar, "marka" öyle bir ön plana çıkmıştır ki; neredeyse günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmiştir. 
İşte Erzurum da böyledir, Palandöken de... 
Her ikisi de kesinlikle dünya markasıdır. 
Bir kere Erzurum'un "marka" boyutu tartışmaya bile açılamaz; çünkü bu şehir tarihiyle, kültürüyle, sanatıyla, ­bağrında yetiştirdiği edipi, alimi, aydını ve münevverleriyle öteden beri bir markadır. Kaldı ki, şehir bu manada bugün bile aynı değerlere ev sahipliği yapmakta, dört bir yanı manevi dinamiklerle, samimi Dadaşlarla muhafaza altında tutulmaktadır. 
Gelelim Palandöken'e: 
Kabul edelim, Erzurum olarak Palandöken gibi bir değeri tam olarak değerlendiremedik. Kaliteli pistleri, fiziki ve teknik altyapısı ile kayakseverler için aslında bir nimet olan bu cevheri, maalesef katma değere layıkıyla dönüştüremedik. 
Ama tabi işin rengi değişti artık...
Önümüzdeki ay EYOF 2017'ye ev sahipliği yapacak olan Erzurum ve dolayısıyla Palandöken, hem kış turizmi, hem de kış sporları açısından nasıl da bir cazibe merkezi olduğunu apaçık ortaya koymuş olacak. 

***

EYOF hazırlıkları sürüyor ve her şey yolunda. 
Dolayısıyla sağlam temeller üzerirne oturtulmuş olan bu hazırlık sürecinin sonunda kazanan Erzurum olacak, Palandöken olacak, Erzurumlular olacak... Bu organizasyon, denibelilir ki Erzurum'un yarınları adına atılmış önemli bir "markalaşma" adımı olacak. 
Şu anda profesyonel bir ekip yönetiyor süreci... 
Her bir ihtiyaç, en ince ayrıntısına kadar düşünülüyor, tüm plan ve programlamalar kesinlikle "sıfır sorun" hedefi doğrultusunda yapılıyor. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Sayın Fuat Taşkesenligil Beyefendi, öyle yoğun bir tempoyla çalışıyor ki; deyim yerindeyse Erzurum'un ve Türkiye'nin yüzünü bu organizasyonlardan "ak" çıkarabilmek için elinden gelenin bile fazlasını yapıyor. Dolayısıyla Erzurum'un yarınlarına yapılan bir yatırım için verdiği mücadele için kendisini kutlamak, evvela bir Erzurumlu olarak boynumuzun borcu gibidir. Sevinmemizi gerektiren bir diğer husus ise, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü gibi Erzurum'un yüz akı olan bir kurumun kaptan köşkünde de, yine Fuat Taşkesenligil'in bulunuyor oluşudur. 
EYOF Koordinatörü Sayın Necati Kaplan Beyefendi'yi unutmak olmaz!
Sayın Kaplan da, EYOF için canını dişine takıp çalışan bir isim; o da yılların vermiş olduğu birikimi, Erzurum ve EYOF için sarfediyor. Göreceksiniz, bu uyum ve konsantrasyon sayesinde Erzurum önümüzdeki ay EYOF organizasyonunu hafızalarda yer edecek bir markaya dönüştürmüş olacak. 
Evet, geri sayım başladı... 
Gel EYOF!..
Erzurum seni bekliyor!.. 
Bir dünya markası olan Palandöken, seni bekliyor!.. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.