Dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan koronavirüsden dolayı Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye’de kendine bağlı tüm kurumlarda örgün eğitime ara verdi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yaptığı son açıklamaya göre 30 Nisan’a kadar özel öğretim kurumları ve okullar ancak uzaktan eğitim yapabilecek. YÖK ise üniversitelerin bahar dönemini tamamen tatil etti ve uzaktan eğitimle ders ve sınav programını yürütüyor. Alınan tedbirler kapsamında LGS, YKS, KPSS sınavları ve birçok sınav ileri bir tarihe ertelendi.
Durumdan en çok etkilenen sektörlerin başında çok sayıda çalışanı, öğretmeniyle eğitimde önemli bir boşluğu dolduran ve öğrenciye ciddi rehberlik yapan özel kurslar geliyor. Süreçle ilgili olarak Erzurum’da Taşkent Kişisel Gelişim Kursu Eğitim Danışmanı Murat Ertaş’ın görüşlerini aldık. Murat Ertaş yaptığı açıklamada zihinsel ve bedensel sağlığın her şeyden önce geldiğini, devletin aldığı tedbir kararlarının ülkemizin ve neslimizin bekası için çok doğru ve değerli bulduklarını vurgulayarak bu süreçte kursların yaptığı uzaktan eğitimin aslında adıyla tam tersi sıcaklıkta ve yakınlıkta olduğunu ifade etti.
Murat Ertaş açıklamalarına şöyle devam etti: “Örneğin Taşkent Kişisel Gelişim Kurs Merkezi 16 Mart’tan itibaren her öğrencisine branş ve danışman öğretmenlerle tüm gün aralıksız sınavlara destek eğitimi, soru çözümü, rehberlik hizmeti vermektedir. Ayrıca sınavlara hazırlanan öğrencilere 30 Mart’tan itibaren günde toplamda 9 saat online ders, sınırsız soru çözümü, öğretmenlerin öğrenci gruplarına yaptığı gönüllü dersler ve aile rehberlikleriyle örgün eğitimden çok daha ziyade öğrenciye zaman ayırdıklarını çok rahat söyleyebilirim. Evet, devletimizin aldığı tedbirlerle öğrencilerimiz ve tüm vatandaşlarımız “evde kal” çağrısına uydu, halkımızın koronavirüs için alınan tedbirlere riayet ettiğini görüyoruz. Bu durumda evde kalan ilgilendiğimiz öğrenciye evleri bir okul, hayat mektebi haline getirdik diyebilirim. Öğrencimiz ve ailemiz evde koltuğunda, gece gündüz fark etmeden günün her saatinde öğretmenimizle ders yapabiliyor, soru çözebiliyor, ailece psikolojik rehberlik ve sınav desteği alabiliyor. Bu durumda bu eğitimin adı dış görünüş itibariyle belki “uzaktan” olabilir. Esasında şimdiye kadar olmadığı kadar “yakından” bir eğitim süreci yaşıyoruz. Öğretmenlerimiz normal zamandan çok daha fazla emek sarfediyor. Cep telefonlarını günde üç, dört defa şarj ettiklerini biliyorum. Ayrıca cep telefonu, tablet ve bilgisayar bağımlılığı olan gençlerin de derslerin bu platformdan yapılmasından dolayı ders takipleri normal eğitime göre çok daha iyi ve verimli. Bunu da dikkatlerinize sunmak istiyorum. Tüm bunlara alternatif çalışma programları konusunda koronavirüs sonrası eğitim programlarını elbette etkileyecek. Yeni düşünceler ve uygulamalar eklenecek programlara. Her şeye rağmen koronavirüs belasının bir an önce ülkemizden ve dünyadan yok olmasını ve hayatın normale dönmesini bekliyor, dua ediyoruz. Tüm öğrencilerime sağlık, mutluluk ve başarı diliyorum. Onlar evde kalsın, biz yanlarındayız.