Anadolu Su Böreği markasıyla Erzurum’un yüz akı olan ve Türkiye’nin dört bir yanını Erzurum Su Böreği ile tanıştıran Serkan Akköse, üniversiteli gençlerle bir araya geldi. Atatürk Üniversitesi ve KOSGEB işbirliğiyle gerçekleştirilen “KOSGEB ile fikir alışverişi” adlı söyleşi programına başarılı girişimci olarak davet edilen Akköse, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileriyle hem tecrübelerini paylaştı, hem de Erzurum Su Böreği ile Erzurum Hıngelini anlattı. Söyleşiye M. Furkan Doğan, Melike Tehtap ve Emre Okumuş isimli genç girişimcilerle birlikte konuk olan Serkan Akköse, Anadolu Su Böreği’nin doğuş hikayesi ve markalaşma sürecini özetledi.
ERZURUM SU BÖREĞİ BİR İHTİYAÇTI…
Serkan Akköse, Erzurum’un meşhur su böreğini markaya dönüştürmek ve bu eşsiz tadı herkes için ulaşılabilir kılmak adına izledikleri yolu gençlere anlattı. Akköse, “Erzurum Kadın Gücü” sloganına dikkat çekti ve “Anadolu Su Böreği” markasının şubeleriyle Türkiye’nin dört bir yanına ulaştığını ifade etti.
Konuşmasında Erzurum’un meşhur su böreğinin yöredeki en bilinen ama buna rağmen kolay kolay ulaşılamayan bir tat olduğunun altını çizen Akköse, “Bizim ilk adımı atmamıza sebep olan da, işte bu ihtiyaç oldu. Evet, su böreğimiz meşhurdu ama istediğiniz her anda bu böreğe ulaşmak mümkün değildi. Yani Erzurum’a misafiriniz gelecek olsa ve siz bu meşhur lezzeti tattırmak isteseniz, onları götüreceğiniz bir mekân bile yoktu. Dolayısıyla Anadolu Su Böreği, işte böyle bir ihtiyaçtan doğdu. Şu anda dileyen herkes sıcacık Erzurum su böreğini 25 dakika içerisinde temin edebiliyor” diye konuştu.
YÜZDE YÜZ DOĞAL, YÜZDE YÜZ YERLİ
Serkan Akköse; “Biz madem Erzurum su böreğini yapıyoruz, o halde unu da, tereyağı da, peyniri de Erzurum’a has ve doğal olmalıydı. Düşünün ki, kullandığımız tereyağını dahi laboratuvar ortamında tescil ettirmeden kullanmıyoruz. Yüzde yüz doğal ve kaliteli malzeme kullanıyoruz” ifadelerini kullandı. Akköse, su böreğinin tadını eşsiz ve Anadolu Su Böreği markasını bilinir kılan en büyük faktörün ise, Erzurum kadın gücü olduğunu dile getirerek, “Biz bu başarı hikâyesini bu yolu bizimle yürüyen çalışanlarımızla birlikte yazdık. Bugün işletmemizde onlarca bayan personel çalışıyor ve bu çalışanlarımız Erzurum’un kadın gücünü temsil ediyor” dedi.
MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ EN BÜYÜK REKLAM
Girişimcilikte reklam ve tanıtımın da büyük önem taşıdığının altını çizen Serkan Akköse, “Bir ürününüz olur, reklamını yapamaz, onu tanıtamazsanız bunun hiçbir anlamı kalmaz. Ama reklamını yaptıktan sonraki süreçte ürününüz beğeni bulur, bir diğer ifadeyle tutulursa, işte asıl reklam bu olur. Çünkü herkes birbirine bu üründen bahseder, tavsiye eder ve reklamını yapmış olur. Bizim izlediğimiz yol da bu oldu. Reklam yaptık, tanıtım yaptık; ancak biz asıl kazanımı ürünümüzü beğendirerek elde ettik” ifadelerini kullandı.
COĞRAFİ İŞARET BELGELİ İKİ ÜRÜN
Diğer yandan Erzurum Su Böreği’ne Coğrafi İşaret Belgesi kazandırmak için büyük çaba sarfettiklerini dile getiren Serkan Akköse, “Erzurum Ticaret Borsamızın da katkılarıyla Erzurum Su Böreği’ne coğrafi işaret belgesi aldık ve eşsiz tadı Erzurum adına tescil ettirdik. Yine bu ürünümüzün yanına Erzurum mantısı dediğimiz Hıngel’i de ekledik ve onu da Erzurum adına tescil ettirdik. Yani biz işin sadece ticaret kısmında yer almadık; aynı zamanda şehrimizin tanıtımına da katkıda bulunmaya çalıştık, çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Programın sonunda söyleşiye katılan öğrencilerin sorularını yanıtlayan Akköse, Coğrafi İşaret Belgeli olan Erzurum Su Böreğini gençlere de tattırdı. Akköse’ye, daha sonra Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından teşekkür plaketi verildi.