Engin Akın Sigorta, Erzurum’da sigortacılık sektörünün adeta gülen yüzü oldu. Sektörde 20 yılı geride bırakan Engin Akın Sigorta’nın Yönetim Kurulu Başkanı Engin Akın’la Erzurum’da sigortacılığı, sigortacılık sektörünün durumunu ve kaydedilen gelişmeleri konuştuk. Erzurum’da 10 yıl boyunca Doğu Anadolu Sigorta Acenteleri Derneği’nin (DASAD) Başkanlığını yürüten Akın, bu süre zarfında sektörün önünü açacak atılımlar gerçekleştirirken, aynı performansı şimdi de Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu’nun (TÜSAF) Genel Başkan Yardımcılığı göreviyle sergiliyor.
Engin Akın Sigorta’nın Yönetim Kurulu Başkanı Engin Akın, sigortacılık sektörüne yönelik olarak bilgiler aktarırken, vatandaşlara önemli uyarılarda bulunmayı da ihmal etmedi. Akın, “Ne olursa olsun, ucuza yaptırılmış bir poliçede ya teminat eksikliği ya da muafiyet faktörü vardır ve müşteriler aldatıldıklarının farkına başlarına ancak bir hasar geldiğinde varırlar. Bu yüzden ucuza getirilen poliçe, sahibine kazandıran değil, tam tersine kaybettiren poliçedir” hatırlatmasını yaptı.
SEKTÖRDE 20 YILI GERİDE BIRAKTI
Engin Akın Sigorta’nın, 1999 yılında kurulmuş bir tali acentelik olarak işe başladığını ve 20 yıldır sektörde büyük gelişmeler kaydederek yoluna devam ettiğini anlatan Engin Akın, “Sigortacılık konusunda hemen hemen tüm branşlarda hizmet veriyoruz. Oto kaza, konut sigortası, yangın sigortası, deprem, işyeri ki, bunların hepsi elementer branşına giriyor; sağlık ve emeklilik sigortalarını bile yapıyoruz. Elimizden geldiğince en kaliteli hizmeti vermeye çalışıyoruz, en hesaplı ürünleri sunmaya çalışıyoruz” dedi.
“MERDİVENALTI SİGORTACILIK” KAVRAMI…
Önceleri tali acentelik denilen bir kavram olduğunu, onun yerini şimdi ise şubeciliğin aldığını dile getiren Akın, “Biz 1999’da sektöre ilk adımımızı attığımızda tali acente olarak işe başladık, şimdi o vasıf yok, artık kalktı. O vasıf kalkınca şubecilik dönemi başladı. Türkiye genelinde şube açma durumları oluştu. Şimdi tabi ki şubecilik vasfı çıktıktan sonra da hem ilimizde ve ülkemizde merdiven altı diye tabir ettiğimiz sigortacılık tarzı da yaygınlaştı. Buna işinin ehli olmayanlar mı dersiniz, sahte poliçe mi dersiniz, teminatı eksik poliçe mi dersiniz ya da teminatları eksik poliçeler mi dersiniz; artık aklınıza ne gelirse… Bu gibi durumlar çoğaldıkça, vatandaşların mağduriyetleri de artmaya başladı” diye konuştu.
UCUZ POLİÇELER SİZİ ALDATMASIN!
Konuyu örneklerle anlatan Engin Akın, “Şimdi diyelim ki; bu merdiven altı diye tabir ettiğimiz kişiler, müşteriye poliçe hazırlarken ya teminatları eksik bırakıyor ya da muafiyet oranlarında bir takım oynamalar yapıyor. Poliçe de zaten işte bu yolla ucuzluyor. Vatandaş da poliçe ucuz olunca kazançlı çıktığını zannediyor. Hâlbuki poliçede hangi teminatlar var, hangi muafiyetler var, bunu bilmiyor. Vatandaş bunu ne zaman anlıyor? Elbette karşısına bir hasar çıktığında anlıyor. Örneğin; vatandaş sel yahut yangına karşı ucuza sigorta yaptırdığını zannediyor ama bu alanlarda poliçesine getirilen yüzdelik muafiyetten haberi olmuyor. Zararını tazmin etmeye kalkınca da, poliçesine yüzde kaç oranda muafiyet konulmuşsa, o oranda eksik hazar tazminatı alıyor. Sebebini sorunca da, bu durumun, aslında ucuza yaptırdığını düşünerek sevindiği poliçeden kaynaklandığını öğreniyor. Yani vatandaşlarımız şunu çok iyi bilmeli: her ne olursa olsun ve hangi branşta yapılırsa yapılsın, ucuza mal edilen bir poliçede mutlaka bir çapanoğlu vardır” ifadelerini kullandı.
“SEKTÖR İÇİN YILLARDIR MÜCADELE EDİYORUZ”
Kendisinin 10 yıl boyunca Doğu Anadolu Sigorta Acenteleri Derneği’nin (DASAD) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüğünü hatırlatan Engin Akın, şuanda da Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu (TÜSAF) Genel Başkan Yardımcısı olduğunu belirterek, “Vatandaşımızın karşı karşıya kaldığı bu tür mağduriyetlerle hep mücadele ettik. Hem dernek başkanlığım döneminde 10 yıl ve hem de şuan yöneticiliğini yaptığım TÜSAF’ta merdiven altı sigortacılığa karşı büyük bir mücadele veriyoruz. Elimizden geldiğince Türkiye genelinde her ay farklı bir ilde toplantılar düzenliyoruz. Gittiğimiz her ildeki meslektaşlarımızı bilgilendirmeye, sorunlarını gidermeye çalışıyoruz” dedi.
SEKTÖRDE YAPTIRIM YETKİSİ SAİK’TE
TÜSAF’ın bir sivil toplum örgütü olduğunu ve sektörün sorunlarını ilgili kurumlara iletmek ve çözüm aramakla mükellef olduğunun altını çizen Engin Akın, söz konusu federasyonun yaptırımda bulunma gibi bir yetkisinin olmadığını hatırlattı. Engin Akın, “Bizim yaptırım yetkisi olan kurumumuz, kısa adı SAİK olan Sigorta Acenteleri İcra Komitesi’dir. Biz her ilde ticaret odasına bağlıyız ve işleyiş şu şekildedir: Her ilin ticaret odasına bağlı olan sigortacılardan sigortacı sayısına göre delege seçilir. Bu delegeler de gider SAİK’i seçer. SAİK bizim çatı kuruluşumuz, yarı devlet yarı özerk şekilde çalışan bir kurumdur bu. Dolayısıyla sektörde denetim yapma ve yaptırım uygulama yetkisi SAİK’tedir” diye konuştu.
TÜRKİYE’DE SADECE 3 MÜFETTİŞ VAR
Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu (TÜSAF) Genel Başkan Yardımcısı Engin Akın, denetimler konusundaki en büyük handikapı da açıkladı. Engin Akın, “Belki çok komik gelecek bu ama Türkiye’de sadece 3 tane müfettişimiz var. Bu üç müfettiş hem eksperlere hem de sigorta acentelerine bakıyor. Acente sayısı 17 bin 500. Şöyle bir hesap yapalım mesela: her ilde bir acente yanlış bir işlem yapsa, 81 yanlış işlem eder ve bu müfettişler bu yanlışlıkları düzeltmeye bile yetişemez, vakit bulamazlar. Ama toplantılara gittiğimiz zaman onların nazarında her şey güllük-gülistanlıktır. Sektör işte bu tür sorunlarla mücadele ediyor” şeklinde konuştu.
SEKTÖRÜN UMUDU ARTIK SDDK
Sigortacıların ve sektörün beklediği en büyük atılımın Sigortacılık Denetleme ve Düzenleme Merkezi’nin (SDDK) olduğunu kaydeden Engin Akın, “Hazine Bakanlığına bağlı yeni bir oluşum ve kurum kuruluyor. Bankalar birliği BDDK gibi… Tabi bizim federasyonumuzun ve özellikle de şahsımın büyük bir özveriyle çalışıp hükümetimize sunmamız neticesinde gerçekleşti bu. İnşallah SDDK kurulduğunda bu problemlerin yüzde 90-95’i bitmiş olacak, çünkü denetimleri bundan böyle SAİK değil de, SDDK yapacak” ifadelerini kullandı.
ERZURUM’DAKİ “ŞUBECİ” SİGORTACILAR…
Öte yandan Erzurum’da sigortacı sayısının 115 olduğunun altını çizen Akın, bunların 87’sinin merkezde, geri kalanlarının ise ilçelerdeki sigortacılardan müteşekkil olduğunu belirtti. Akın, Erzurum’da “şubeci” diye tabir edilenlerin sayısının da 5 olduğunu bildiğini ifade ederek, “Erzurum’da bildiğimiz kadarıyla 5 şubeci var, biz dernekteyken hep şikâyet ediyorduk bu durumu. İkili ilişkilerimizi kullanarak müfettiş getiriyorduk. Bizim görevde olduğumuz dönemde müfettişler belki de en çok Erzurum’a gelmişlerdir. Belki birçok şubeci vardır, ondan da haberimiz yok. Koluna çantayı takan sigortacı oluyor. Şubeler konusunda işini yasalara uygun bir biçimde yapanlara elbette bir itirazımız yok. Ancak illegal çantacı ve ekran dağıtan şubeciler, maalesef mesleğimize zarar veriyorlar. Bunların denetimi yapılmıyor, bunlar kesinlikle denetlenmelidir. Bir de şu husus bilinmeli ki; sigorta yaptıran bir müşteri başına hasar geldiğinde yanında sadece yetkili acenteyi bulabilir. Öyle bir günde ya da durumda ne çantacıya ulaşabilir, ne bankacıya, ne de plaza sigortacılarıyla iletişim kurabilir” hatırlatmasında bulundu.
SİGORTAYA BAKIŞ AÇISINI BİZ DEĞİŞTİRDİK
Bu arada Erzurum’da sigortacılığa ve sigorta ürünlerine bakış açısının da yıllar içerisinde gelişme kaydettiğini anlatan Engin Akın, “Örneğin bundan 10 yıl önce deprem sigortasında yüzde 14 oranındayken, şimdilerde bu oran yüzde 34 oldu. Hem derneğimizin, hem federasyonumuzun, Erzurum Valiliği’nin, Büyükşehir Belediyesi’nin önemli katkıları oldu bu süreçte. Deprem sigortası programları yaptık. Büyükşehir Belediyemizin salonlarını kullandık, hem katılım sağladılar, hem destek oldular. Mesleğim adına, sektörüm adına hepsine şükran borçluyum” dedi.
ERZURUM’A SİGORTACILIK VİZYONU KAZANDIRDIK
Diğer yandan Erzurum’da tarım ve hayvancılık sektörlerine yönelik sigortacılık işlemlerinin de ivme kazandığını anlatan Engin Akın, “Ben 2009’da dernek başkanı olduğumda Erzurum’da Güneş Sigorta’nın bir bölge müdürlüğü vardı, bir de temsilcilik vardı. Ben özellikle bu yola baş koydum. Bunlardan ilki tarım ve hayvancılıkla ilgili olandı. Biz bir araştırma yaptık ki, Erzurum’a en yakın bölge müdürlüğü Malatya’da ve Giresun’da. Bize en yakın olan bunlardı. Vatandaşın hayvanı hastalanıyor, başvuru yapamıyor, ulaşamıyor, hayvanı ölüyor, hayvan öldükten sonra o da parasını almak için ya Malatya’ya ya da Giresun’a kadar gitmek zorunda kalıyor. Dolayısıyla biz de Erzurum’a Tarım Sigortaları Genel Müdürlüğüne bağlı bir bölge müdürlüğü (TARSİM) kurdurduk. Güneş Sigorta Bölge Müdürlüğü Trabzon’a taşındı, Mücadelemizi veriyoruz yakın bir zamanda Erzurum’da Güneş Sigorta’nın Bölge Müdürlüğü’nü açtıracağız. AKSA ve Halk sigortanın ilimizde temsilcilikleri var. HDI sigortanın da temsilcilik açma durumu var. Biz 4 yıldır HDI sigortayı Erzurumspor’a sponsor da yaptık. Ceyhan Hancıoğlu bey, bize, Erzurum’a ve Erzurumspor’a çok büyük destekler verdi, ona da hususen teşekkür etmek istiyorum” diye konuştu.
ÇİFTÇİNİN EN YAKIN DOSTU TARSİM OLDU
Erzurum’da TARSİM Bölge Müdürlüğü’nü kurdurduktan sonra sigortalama oranının yüzde 107’lere kadar çıktığını anlatan Engin Akın, “TARSİM’in çok çalışkan bir bölge müdürü var, köyleri karış karış geziyor, çiftçileri bilgilendiriyor, tarım ve hayvancılık sigortalarının önemini anlatıyor. Üstelik gittiği her köye, o köyün nüfusu kadar da ağaç diktiriyor. Dolayısıyla bilinçlenen çiftçiler geliyor, tarlasını, ürününü ya da hayvan varlığını sigorta kapsamına aldırtıyor. Herhangi bir hasar durumu ile karşı karşıya kaldığında da, doğal olarak mağdur olmuyor, tazminatını alıyor. En önemlisi ise, çiftçilerin yaptırdıkları sigortalar için devletimiz de yarı yarıya destek oluyor. Yani poliçe bin lira ise, yarısını devlet ödüyor” şeklinde konuştu.