Erzurum'da günlük olarak yayın yapan YENİGÜN Gazetesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde oylanan ve "Cumhurbaşkanlığı Sistemi"ni de içine alan Anayasa değişikliği paketini Erzurum'a sordu. YENİGÜN muhabirleri; şehrin muhtelif noktalarında vatandaşlarla birebir görüştü, değişiklik paketi hakkındaki görüşlerini aldı.
Erzurum halkı, Cumhurbaşkanlığı sisteminin Türkiye için hayırlı sonuçlar doğuracağı görüşünü taşırken, buna karşı çıkan isimler de var... Bazı vatandaşlar, sistem değişikliğine gidilmeden önce halkın yeterince bilgilendirilmediğinden yakınarak, "Nasıl bir yönetim sistemi olacak, kimsenin net bir bilgi sahibi olduğu yok. Böyle bir ortamda yorum yapmak çok güç" özetinde görüşler dile getirdiler.
İşte Erzurumlu vatandaşların sistem değişikliği yorumları:
Necati ŞEN: (Emekli)
Türkiye'de 2000'li yılların başından beri bir dönüşüm yaşanıyor. Ondan önceki yıllarda Türkiye'nin durumu ortadaydı; iç politakada olduğu gibi, dış politakada da silikti ve etkisi yoktu. Ama özellikle son 5 yıldır tüm dünya bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıya. Türkiye'nin kendi kararlarını kendisinin almaya başlamış olması, elbette dış dünyada rahatsızlık oluşturuyor. Sistem değişikliğine gelince, aslında bu değişiklik dengeleri tamamen değiştirecek bir değişiklik olacak. Karşımıza yepyeni, güçlü, özgür ve dış dünyaya farkındalığını hissettirmiş bir Türkiye çıkacak. Bu bakımdan sistemin değiştirilmesi gerekiyor ve ben şahsen bu değişikliği sonuna kadar destekliyorum.
Okan Şengül: (Otomotiv)
Türkiye'de başkanlık sistemi yeni bir mevzu değil. Geçmişte bunu Turgut Özal da gündeme getirdi. Keşke o zamanlarda da böylesine cesurca tartışabilseydik, konuşabilseydik. Ama bunu yapamadık, çünkü bağımlı bir haldeydik. Kim ne derse desin, Türkiye resmen bir bağımsızlık mücadelesi veriyor. Bir yanımızda Türkiye'nin içine kapanık eski günlerine geri dönmesini isteyen dış güçler, diğer yanda her şart ve koşulda birbirine kenetlenmiş bir millet var. Geçmişte de böyle oldu. Her türlü hileye, oyuna, tuzağa rağmen milletin dediği oldu. Bundan sonra da milletin dediği olacak. Biz madem ki milletiz, o halde bu sistemin değişecek olması bu milletin hayrına olacak. Kesinlikle değişmeli"
Sevda Barutçu: (Öğrenci)
TBMM'deki oylamaları yakından takip ediyorum ve çıkan sonuç tam da bu milletin iradesini yansıtıyor. 15 Temmuz'da çok büyük bir felaketin eşiğinden döndük. Ben bu manzarayı Kurtuluş Savaşı'ndan farksız görmüyorum. O dönemde de Türkiye ateşten bir çember içerisin eçekilmek isteniyordu, bugün de aynı şeyi istiyorlar. Türkiye bir istikrar yakaladı, büyüme sürecine girdi. Üniversiteli bir genç olarak ben yarınlarımızdan çok ümitliyim, çünkü biliyorum ki çevremizi saran cendereden kurtulduğumuz an dünyanın süper bir gücü haline geleceğiz. Aslında bu noktaya çoktan ulaşmış olmayıldık, fakat özellikle terör olaylarıyla bizi o kadar çok meşgul ettiler ki, tüm enerjimizi neredeyse bunun için harcadık. Artık herdkes gerçekleri görmeli; buna muhalefet partileri de dahil. Türkiye kabuğunu kırdı, yepyeni ufuklara doğru yelken açıyor.
Kader Burucu: (Kursiyer)
Başbakan Binali Yıldırım da dile getirdi. Bir geminin bir kaptanı olur, Türkiye'de bugüne kadar gelmiş geçmiş en başarılı kaptan da, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. Yönetimin tek elden yürütülmesinde hiçbir sakınca yoktur. Geçmişte çok çalkantılar yaşadık, başbakanlarla cumhurbaşkanlarının restleşmelerine bile şahit olduk. İşte bu olaylar yüzünden ülke olarak hep birlikte zarar gördük. Ama artık o dönemi geride bırakmalıyız. Türkiye büyüyor, gelişiyor. Bizim bu durumumuz kimi rahatsız ederse etsin, kimin uykularını kaçırırsa kaçırsın, biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızı da, Sayın Başbakanımızı da, sonuna kadar destekliyoruz. Cumhurbaşkanlığı sistemindeki değişiklikler bir an önce yapılmalı ve Türkiye artık önüne bakmalıdır.
Mikail Şahin: (Esnaf)
Ben AK Partili değilim, bunu belirtmekte de hiçbir sakınca görmüyorum. Ama 15 Temmuz'da yaşadıklarımızdan sonra parti ayrımı yapmanın Türkiye'de yapılacak en büyük yanlış olduğunu görüyorum. Bu yüzden bu meseleye kesinlikle siyasi gözlükle bakılmaması gerektiğini düşünüyorum. Milletimiz 15 Temmuz'da nasıl ki birbirine kenetlendiyse, bu meslede de aynı kararlılığı ve birlikteliği sergilemelidir. Cumhurbaşkanlığı makamı bugüne kadar sembolik bir makam olmuştur, ama bundan sonra tam bağımsız bir Türkiye'nin en yüksek icra makamı olacaktır. Kesinlikle destekliyor ve sonuna kadar arkasında duruyorum. Belirtmek istediğim bir başka husus ise, değişikliğin içeriğiyle ilgili. Toplumu bu konuda çok açık ve net çizgilerle bilgilendirmeleri gerekiyor.
Burhan Yazıcı: (Tekniker)
Benim olaylara baktığım bir pencerem var; bir konuda önce muhalefet edenlere bakıyorum, ona göre kararımı veriyorum. Şimdi Cumhurbaşkanlığı sistemi değişikliğinde de aynı durum söz konusu. Bu teklife muhalefet edenlerin neredeyse tamamı şer cephesi, bu yüzden ülkemizin hakkında hayırlı olacağına inanıyorum. Bir de işin şu tarafı var: 2002 yılından beri Türkiye'de hep Ak Parti iktidarı var ve bu iktidarın Başbakanlığını ise uzun yıllar Sayın Erodğan yaptı. Bu dönemde Türkiye gelişmeye ve büyümeye başladı. Olayı bu kadar abartmaya gerek yok, biz dolayısıyla bu gelişim sürevcinin devam etmesini istiyoruz. Referens ise zaten Sayın Cumhurbaşkanımızın kendisidir. YENİGÜN
Erzurum halkı, Cumhurbaşkanlığı sisteminin Türkiye için hayırlı sonuçlar doğuracağı görüşünü taşırken, buna karşı çıkan isimler de var... Bazı vatandaşlar, sistem değişikliğine gidilmeden önce halkın yeterince bilgilendirilmediğinden yakınarak, "Nasıl bir yönetim sistemi olacak, kimsenin net bir bilgi sahibi olduğu yok. Böyle bir ortamda yorum yapmak çok güç" özetinde görüşler dile getirdiler.
İşte Erzurumlu vatandaşların sistem değişikliği yorumları:
Necati ŞEN: (Emekli)
Türkiye'de 2000'li yılların başından beri bir dönüşüm yaşanıyor. Ondan önceki yıllarda Türkiye'nin durumu ortadaydı; iç politakada olduğu gibi, dış politakada da silikti ve etkisi yoktu. Ama özellikle son 5 yıldır tüm dünya bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıya. Türkiye'nin kendi kararlarını kendisinin almaya başlamış olması, elbette dış dünyada rahatsızlık oluşturuyor. Sistem değişikliğine gelince, aslında bu değişiklik dengeleri tamamen değiştirecek bir değişiklik olacak. Karşımıza yepyeni, güçlü, özgür ve dış dünyaya farkındalığını hissettirmiş bir Türkiye çıkacak. Bu bakımdan sistemin değiştirilmesi gerekiyor ve ben şahsen bu değişikliği sonuna kadar destekliyorum.
Okan Şengül: (Otomotiv)
Türkiye'de başkanlık sistemi yeni bir mevzu değil. Geçmişte bunu Turgut Özal da gündeme getirdi. Keşke o zamanlarda da böylesine cesurca tartışabilseydik, konuşabilseydik. Ama bunu yapamadık, çünkü bağımlı bir haldeydik. Kim ne derse desin, Türkiye resmen bir bağımsızlık mücadelesi veriyor. Bir yanımızda Türkiye'nin içine kapanık eski günlerine geri dönmesini isteyen dış güçler, diğer yanda her şart ve koşulda birbirine kenetlenmiş bir millet var. Geçmişte de böyle oldu. Her türlü hileye, oyuna, tuzağa rağmen milletin dediği oldu. Bundan sonra da milletin dediği olacak. Biz madem ki milletiz, o halde bu sistemin değişecek olması bu milletin hayrına olacak. Kesinlikle değişmeli"
Sevda Barutçu: (Öğrenci)
TBMM'deki oylamaları yakından takip ediyorum ve çıkan sonuç tam da bu milletin iradesini yansıtıyor. 15 Temmuz'da çok büyük bir felaketin eşiğinden döndük. Ben bu manzarayı Kurtuluş Savaşı'ndan farksız görmüyorum. O dönemde de Türkiye ateşten bir çember içerisin eçekilmek isteniyordu, bugün de aynı şeyi istiyorlar. Türkiye bir istikrar yakaladı, büyüme sürecine girdi. Üniversiteli bir genç olarak ben yarınlarımızdan çok ümitliyim, çünkü biliyorum ki çevremizi saran cendereden kurtulduğumuz an dünyanın süper bir gücü haline geleceğiz. Aslında bu noktaya çoktan ulaşmış olmayıldık, fakat özellikle terör olaylarıyla bizi o kadar çok meşgul ettiler ki, tüm enerjimizi neredeyse bunun için harcadık. Artık herdkes gerçekleri görmeli; buna muhalefet partileri de dahil. Türkiye kabuğunu kırdı, yepyeni ufuklara doğru yelken açıyor.
Kader Burucu: (Kursiyer)
Başbakan Binali Yıldırım da dile getirdi. Bir geminin bir kaptanı olur, Türkiye'de bugüne kadar gelmiş geçmiş en başarılı kaptan da, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. Yönetimin tek elden yürütülmesinde hiçbir sakınca yoktur. Geçmişte çok çalkantılar yaşadık, başbakanlarla cumhurbaşkanlarının restleşmelerine bile şahit olduk. İşte bu olaylar yüzünden ülke olarak hep birlikte zarar gördük. Ama artık o dönemi geride bırakmalıyız. Türkiye büyüyor, gelişiyor. Bizim bu durumumuz kimi rahatsız ederse etsin, kimin uykularını kaçırırsa kaçırsın, biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızı da, Sayın Başbakanımızı da, sonuna kadar destekliyoruz. Cumhurbaşkanlığı sistemindeki değişiklikler bir an önce yapılmalı ve Türkiye artık önüne bakmalıdır.
Mikail Şahin: (Esnaf)
Ben AK Partili değilim, bunu belirtmekte de hiçbir sakınca görmüyorum. Ama 15 Temmuz'da yaşadıklarımızdan sonra parti ayrımı yapmanın Türkiye'de yapılacak en büyük yanlış olduğunu görüyorum. Bu yüzden bu meseleye kesinlikle siyasi gözlükle bakılmaması gerektiğini düşünüyorum. Milletimiz 15 Temmuz'da nasıl ki birbirine kenetlendiyse, bu meslede de aynı kararlılığı ve birlikteliği sergilemelidir. Cumhurbaşkanlığı makamı bugüne kadar sembolik bir makam olmuştur, ama bundan sonra tam bağımsız bir Türkiye'nin en yüksek icra makamı olacaktır. Kesinlikle destekliyor ve sonuna kadar arkasında duruyorum. Belirtmek istediğim bir başka husus ise, değişikliğin içeriğiyle ilgili. Toplumu bu konuda çok açık ve net çizgilerle bilgilendirmeleri gerekiyor.
Burhan Yazıcı: (Tekniker)
Benim olaylara baktığım bir pencerem var; bir konuda önce muhalefet edenlere bakıyorum, ona göre kararımı veriyorum. Şimdi Cumhurbaşkanlığı sistemi değişikliğinde de aynı durum söz konusu. Bu teklife muhalefet edenlerin neredeyse tamamı şer cephesi, bu yüzden ülkemizin hakkında hayırlı olacağına inanıyorum. Bir de işin şu tarafı var: 2002 yılından beri Türkiye'de hep Ak Parti iktidarı var ve bu iktidarın Başbakanlığını ise uzun yıllar Sayın Erodğan yaptı. Bu dönemde Türkiye gelişmeye ve büyümeye başladı. Olayı bu kadar abartmaya gerek yok, biz dolayısıyla bu gelişim sürevcinin devam etmesini istiyoruz. Referens ise zaten Sayın Cumhurbaşkanımızın kendisidir. YENİGÜN