Avrupa Gençlik Olimpik Kış Oyunları'na (EYOF) tamı tamına 8 gün kaldı... Allah kısmet ederse, önümüzdeki hafta yarın dev organizasyonunun açılışını yapacak ve bir hafta boyunca birbirinden renkli yarışlara tanıklık edeceğiz...
Yalnız şunu anlamıyoruz:
Bazı çevreler; "Erzurum'da EYOF enerjisi yok!" diyor ısrarla... Güya "tanıtım yokmuş", "şehirde o hava yokmuş", falanmış da filanmış!.. Neymiş efendim, 2011'de esen rüzgar, EYOF için esmiyormuş!..
Şimdi...
2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları'na henüz aday iken, Erzurum'un ne buz hokey salonu vardı, ne atlama kuleleri, ne curling arena, ne de buz pateni salonları... Ve ne zaman ki ev sahipliğimiz gerçekleşti; rüzgar işte o andan itibaren esmeye başladı; yani tam 4 yıl öncesinden... Hal böyle olunca; yukarıda sadece birkaçını sıraladığımız tesisler kazandırılmaya başlandı Erzurum'a ve yanı sıra daha bir sürü yatırım...
Dile kolay, tam 4 yıl...
Hadi hazırlık süresini geçtik; peki, ya bu tesisler için Erzurum'a akıtılan milyonlara ne demeli?.. Erzurum, tarihinin en büyük kış sporları yatırımlarını bu dönemde almadı mı?..
Evet aldı...
Ve o gün gelip çattı derken, Erzurum, Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı uluslararası bir organizasyonu yüzünün akıyla geride bırakmış olmadı mı?..
Evet oldu...
***
Gelelim EYOF'a...
Bu organizasyon için tesis yapmaya gerek var mıydı?..
Yoktu...
Yeni buz paten salonlarına, curling arenaya yahut yepyeni atlama kulelerine ihtiyaç var mıydı peki?..
Yoktu...
Çünkü Erzurum bu organizasyonu kusursuz bir biçimde gerçekleştirecek altyapıya zaten sahipti... Kaldı ki, bizim ev sahipliği yapacağımız bu yıl ki organizasyonların gerçekleştirileceği ülke aslında Bosna Hersek'ti ve hiç planda yokken bu oyunlar bir anda kucağımıza düşüverdi...
Bu bir sorun mudur?..
Kesinlikle değildir, zira Erzurum bu yıl değil EYOF'u, önümüzdeki yıl bile deseler yeni bir kış oyunları organizasyonunu hem de rahatlıkla gerçekleştirebilecek güçtedir...
İşin garip tarafı ne, biliyor musunuz?..
Erzurum'un hali pür melali böyle iken, bazı sığ kafaların ısrarla 2011 ve EYOF mukayesesi yapıyor olması...
Yanlış okumadınız!..
2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları ile 2017 Avrupa Gençlik Kış Oyunları Festivali arasında yok "enerji", yok "tanıtım", yok "sinerji" mukayesesi yapmak; -kimse kusura bakmasın- embesilliğin hem de takendisidir...
Neden mi?..
Erzurum, son iki yıl içerisinde hacim olarak EYOF'a eşdeğer birden fazla organizasyonu yaptı ve yapmaya devam ediyor da, ondan... Erzurum'un, sahip olduğu kış sporları altyapısından tutunuz da, teknik ve fiziki imkanlarına ve dahi sporcusuna varıncaya kadar yeni bir havaya ihtiyacı yoktur da, ondan...
Beyler!..
Erzurum'un havası yerinde zaten!..
Beyler!..
Erzurum'un bu anlamda enerjisi de, sinerjisi de, biliniz ki siz ve sizin gibi düşünenlerin hem de alayına birden yeter!.. Dolayısıyla lütfen oturduğunuz yerden sıkıp sallamayı bırakın da, kış sporları bakımından havası zaten bin beş yüz olan bir memlekette yaşadığınızın farkına varın artık!..
Ve unutmayın ki!
Bu şehri dünya vitrinine çıkaracak olan sizin havanız değil, Palandöken'i ile Konaklı ve Kandilli'si ile Atlama Kuleleri, Buz Pateni ve Buz Hokeyi Salonları ve Curling Arenası ile Erzurum'un kendi imkanları ve dahi kendi zenginlikleridir...
Yani?..
Yanisi şu:
EYOF'a olsa olsa tıpkı sizlerin yaptığı gibi bir tek "hava muhalefeti" engel olur; o da emin olun sizin muhalefetinizin yanında çok daha kıymetli ve anlamlı kalır...
Hülasa;
Gölge etmeyin Erzurum'a, başka ihsan istemez!..
Kalın sağlıcakla!..
Yalnız şunu anlamıyoruz:
Bazı çevreler; "Erzurum'da EYOF enerjisi yok!" diyor ısrarla... Güya "tanıtım yokmuş", "şehirde o hava yokmuş", falanmış da filanmış!.. Neymiş efendim, 2011'de esen rüzgar, EYOF için esmiyormuş!..
Şimdi...
2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları'na henüz aday iken, Erzurum'un ne buz hokey salonu vardı, ne atlama kuleleri, ne curling arena, ne de buz pateni salonları... Ve ne zaman ki ev sahipliğimiz gerçekleşti; rüzgar işte o andan itibaren esmeye başladı; yani tam 4 yıl öncesinden... Hal böyle olunca; yukarıda sadece birkaçını sıraladığımız tesisler kazandırılmaya başlandı Erzurum'a ve yanı sıra daha bir sürü yatırım...
Dile kolay, tam 4 yıl...
Hadi hazırlık süresini geçtik; peki, ya bu tesisler için Erzurum'a akıtılan milyonlara ne demeli?.. Erzurum, tarihinin en büyük kış sporları yatırımlarını bu dönemde almadı mı?..
Evet aldı...
Ve o gün gelip çattı derken, Erzurum, Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı uluslararası bir organizasyonu yüzünün akıyla geride bırakmış olmadı mı?..
Evet oldu...
***
Gelelim EYOF'a...
Bu organizasyon için tesis yapmaya gerek var mıydı?..
Yoktu...
Yeni buz paten salonlarına, curling arenaya yahut yepyeni atlama kulelerine ihtiyaç var mıydı peki?..
Yoktu...
Çünkü Erzurum bu organizasyonu kusursuz bir biçimde gerçekleştirecek altyapıya zaten sahipti... Kaldı ki, bizim ev sahipliği yapacağımız bu yıl ki organizasyonların gerçekleştirileceği ülke aslında Bosna Hersek'ti ve hiç planda yokken bu oyunlar bir anda kucağımıza düşüverdi...
Bu bir sorun mudur?..
Kesinlikle değildir, zira Erzurum bu yıl değil EYOF'u, önümüzdeki yıl bile deseler yeni bir kış oyunları organizasyonunu hem de rahatlıkla gerçekleştirebilecek güçtedir...
İşin garip tarafı ne, biliyor musunuz?..
Erzurum'un hali pür melali böyle iken, bazı sığ kafaların ısrarla 2011 ve EYOF mukayesesi yapıyor olması...
Yanlış okumadınız!..
2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları ile 2017 Avrupa Gençlik Kış Oyunları Festivali arasında yok "enerji", yok "tanıtım", yok "sinerji" mukayesesi yapmak; -kimse kusura bakmasın- embesilliğin hem de takendisidir...
Neden mi?..
Erzurum, son iki yıl içerisinde hacim olarak EYOF'a eşdeğer birden fazla organizasyonu yaptı ve yapmaya devam ediyor da, ondan... Erzurum'un, sahip olduğu kış sporları altyapısından tutunuz da, teknik ve fiziki imkanlarına ve dahi sporcusuna varıncaya kadar yeni bir havaya ihtiyacı yoktur da, ondan...
Beyler!..
Erzurum'un havası yerinde zaten!..
Beyler!..
Erzurum'un bu anlamda enerjisi de, sinerjisi de, biliniz ki siz ve sizin gibi düşünenlerin hem de alayına birden yeter!.. Dolayısıyla lütfen oturduğunuz yerden sıkıp sallamayı bırakın da, kış sporları bakımından havası zaten bin beş yüz olan bir memlekette yaşadığınızın farkına varın artık!..
Ve unutmayın ki!
Bu şehri dünya vitrinine çıkaracak olan sizin havanız değil, Palandöken'i ile Konaklı ve Kandilli'si ile Atlama Kuleleri, Buz Pateni ve Buz Hokeyi Salonları ve Curling Arenası ile Erzurum'un kendi imkanları ve dahi kendi zenginlikleridir...
Yani?..
Yanisi şu:
EYOF'a olsa olsa tıpkı sizlerin yaptığı gibi bir tek "hava muhalefeti" engel olur; o da emin olun sizin muhalefetinizin yanında çok daha kıymetli ve anlamlı kalır...
Hülasa;
Gölge etmeyin Erzurum'a, başka ihsan istemez!..
Kalın sağlıcakla!..
Kaö paralık reklam verdi bu EYOF ekibi sizlere. 2011'de tesisler yapıldı doğru. Geçtiğimiz yıllarda yıkılan atlama kuleleri acaba ne zaman yapıldı? Bir de şehrin hafızası olacaksınız he! Kendize faydaz yok sizin vesselam.