Alman Federal Meclisi, 1915 olaylarını 'soykırım' olarak öngören tasarıyı kabul etti...
Şaşırdık mı?
Hayır...
Çünkü bu tarz atraksiyonlar artık ecnebilerin adeti haline geldi... Canları her sıkıldığında ve gündemin değişmesine özellikle ihtiyaç duyulan anlarda ortaya bir 'soykırım' zırvası atıp, katır gibi debelenip duruyorlar üzerinde...
Şimdi de Alamanya...
Yahu ne garip bir millet bunlar!
Hakikaten de, ne anlaşılmaz bir yapıları var!
Durup durup, Türkiye'ye sarıyorlar...
Sarsınlar bakalım...
Saranların halinin nice olduğu ortada, sarıp dursunlar bakalım nereye kadar saracaklar...
Hoş bilmiyorlar mı sanki; 1915 olaylarının gerçek yüzünü?.. Katliamı ve soykırımı yapanların aslında Ermeni çeteciler olduğunu... Anadolu'da on binlerce masum insanı hunharca katledenlerin kimler veya kimlerden müteşekkil olduğunu...
Bilmiyorlar mı?
Biliyorlar elbet...
Biliyorlar da, işlerine gelmiyor tabii ki...
Çünkü neden?
Neden olacağı var mı?
Adı üstünde: Gâvur!
Bir şekilde yapıyor gâvurluğunu işte...
***
Bugün, burada 1915 olaylarının iç yüzünü belgeleriyle, tarihi vesikalarıyla tek tek gözler önüne de serebilirdik... Alaca'da ve Yanıkdere'de veyahut Ezirmikli Konağı'nda insanların diri diri nasıl yakıldıklarından da bahsedebilirdik... Sonra Kazım Karabekir'e ait raporlardan alıntılar yaparak, Ermeni çetelerinin kanlı eylemlerini de sıralayabilirdik bugün...
Ama yapmadık...
Çünkü bizim hakikatimiz ne olursa olsun, gâvurun hakikati bambaşka...
Onlar için varsa yoksa Türkiye!
Türkiye suçlu!
Türkiye kusurlu!
Türkiye kabahatli!
Türkiye, Türkiye, Türkiye...
Öyle ya!
1933-1945 yıllarında Büyük Alman İmparatorluğu'nu kurmak amacıyla çeşitli milletler ve etnik gruplardan 21 milyon insanı biz kurşuna dizdik!!! Savunmasız insanları toplama kamplarında ve gaz odalarında biz zehirledik!!! Galiba onları fırınlarda diri diri yakan da yine bizlerdik, değil mi?
Bitmedi...
Başta Almanya olmak üzere Almanların yaşadığı diğer birçok ülkede 2 milyon Yahudiyi sistematik bir biçimde kim yok etti?
Siz yok etmediniz mi ey Alaman gâvurları?
Size bakılırsa; sömürge kurmak için girdiğiniz Namibya'da Herero ve Namalar adlı yerlileri de siz katletmediniz!!! Doğal olarak binlerce yerli kadına tecavüz edip, yaşlı-genç demeden öldürenler de siz değildiniz!!!
Elbeeeet!!!
O dönemde, yani 1891 yılında hunharca katledilen yerlilerin sayısı kaç, biliyor musunuz ey Alaman gâvurları?
Tamı tamına 117 bin kişi...
E, tabi!
Bu saydıklarımızın hiçbirisinin sizinle bir ilgisi yok ve muhtemelen de onlar kendiliklerinden ölüp gittiler, öyle değil mi?
Tabi, tabi...
***
Adamlara bakar mısınız?
Daha kendi ellerindeki kan kurumamış, bir de kalkmış o pasaklı elleriyle Türkiye'ye yeniden tarih yazmaya kalkışıyor gafiller...
Allah aşkına söyler misiniz?
Neyin kafasını yaşıyorsunuz siz?
Ya da sizi tarihi gerçeklere karşı böylesine kör hale getiren bir ilaç neyin mi kullanıyorsunuz, sahi nasıl başarıyorsunuz bunu?
Adamın üstüne gülerler, üstüne!
Üstelik gülmek için de, ağzını kullanmaz kimse...
Unutmadan!
Bilir misiniz ey Alaman gâvurları?
Bizim buralara has bir söz vardır ve her ne hikmetse çok da yaygın kullanılır...
Derler ki;
"İte bak, yattığı yere bak!"
Güzel söz, değil mi?
Ne yalan söyleyelim; sizin bu yaptığınıza da yakışmadı değil hani...
Hatta ve hatta cuk diye de oturdu...
Ne dersiniz?
Şaşırdık mı?
Hayır...
Çünkü bu tarz atraksiyonlar artık ecnebilerin adeti haline geldi... Canları her sıkıldığında ve gündemin değişmesine özellikle ihtiyaç duyulan anlarda ortaya bir 'soykırım' zırvası atıp, katır gibi debelenip duruyorlar üzerinde...
Şimdi de Alamanya...
Yahu ne garip bir millet bunlar!
Hakikaten de, ne anlaşılmaz bir yapıları var!
Durup durup, Türkiye'ye sarıyorlar...
Sarsınlar bakalım...
Saranların halinin nice olduğu ortada, sarıp dursunlar bakalım nereye kadar saracaklar...
Hoş bilmiyorlar mı sanki; 1915 olaylarının gerçek yüzünü?.. Katliamı ve soykırımı yapanların aslında Ermeni çeteciler olduğunu... Anadolu'da on binlerce masum insanı hunharca katledenlerin kimler veya kimlerden müteşekkil olduğunu...
Bilmiyorlar mı?
Biliyorlar elbet...
Biliyorlar da, işlerine gelmiyor tabii ki...
Çünkü neden?
Neden olacağı var mı?
Adı üstünde: Gâvur!
Bir şekilde yapıyor gâvurluğunu işte...
***
Bugün, burada 1915 olaylarının iç yüzünü belgeleriyle, tarihi vesikalarıyla tek tek gözler önüne de serebilirdik... Alaca'da ve Yanıkdere'de veyahut Ezirmikli Konağı'nda insanların diri diri nasıl yakıldıklarından da bahsedebilirdik... Sonra Kazım Karabekir'e ait raporlardan alıntılar yaparak, Ermeni çetelerinin kanlı eylemlerini de sıralayabilirdik bugün...
Ama yapmadık...
Çünkü bizim hakikatimiz ne olursa olsun, gâvurun hakikati bambaşka...
Onlar için varsa yoksa Türkiye!
Türkiye suçlu!
Türkiye kusurlu!
Türkiye kabahatli!
Türkiye, Türkiye, Türkiye...
Öyle ya!
1933-1945 yıllarında Büyük Alman İmparatorluğu'nu kurmak amacıyla çeşitli milletler ve etnik gruplardan 21 milyon insanı biz kurşuna dizdik!!! Savunmasız insanları toplama kamplarında ve gaz odalarında biz zehirledik!!! Galiba onları fırınlarda diri diri yakan da yine bizlerdik, değil mi?
Bitmedi...
Başta Almanya olmak üzere Almanların yaşadığı diğer birçok ülkede 2 milyon Yahudiyi sistematik bir biçimde kim yok etti?
Siz yok etmediniz mi ey Alaman gâvurları?
Size bakılırsa; sömürge kurmak için girdiğiniz Namibya'da Herero ve Namalar adlı yerlileri de siz katletmediniz!!! Doğal olarak binlerce yerli kadına tecavüz edip, yaşlı-genç demeden öldürenler de siz değildiniz!!!
Elbeeeet!!!
O dönemde, yani 1891 yılında hunharca katledilen yerlilerin sayısı kaç, biliyor musunuz ey Alaman gâvurları?
Tamı tamına 117 bin kişi...
E, tabi!
Bu saydıklarımızın hiçbirisinin sizinle bir ilgisi yok ve muhtemelen de onlar kendiliklerinden ölüp gittiler, öyle değil mi?
Tabi, tabi...
***
Adamlara bakar mısınız?
Daha kendi ellerindeki kan kurumamış, bir de kalkmış o pasaklı elleriyle Türkiye'ye yeniden tarih yazmaya kalkışıyor gafiller...
Allah aşkına söyler misiniz?
Neyin kafasını yaşıyorsunuz siz?
Ya da sizi tarihi gerçeklere karşı böylesine kör hale getiren bir ilaç neyin mi kullanıyorsunuz, sahi nasıl başarıyorsunuz bunu?
Adamın üstüne gülerler, üstüne!
Üstelik gülmek için de, ağzını kullanmaz kimse...
Unutmadan!
Bilir misiniz ey Alaman gâvurları?
Bizim buralara has bir söz vardır ve her ne hikmetse çok da yaygın kullanılır...
Derler ki;
"İte bak, yattığı yere bak!"
Güzel söz, değil mi?
Ne yalan söyleyelim; sizin bu yaptığınıza da yakışmadı değil hani...
Hatta ve hatta cuk diye de oturdu...
Ne dersiniz?