Geçen günlerde baktım saatime, iftara az buz değil bayağı bir vakit var. Zaman nasıl geçer? Nasıl oyalanabilirim? Derken, Abdurrahman Gazi Türbesi’ne çıkayım da, hem serin havada bir ağaç gölgesinde oturur Erzurum’un seyrine dalarım hem de sınav öncesi Abdurrahman Gazi Hazretleri’nin ruhuna Fatihalar hediye ederim diye düşünüp yola koyuldum…
***
Asri Mezarlığı Kavşağı’na kadar çok şükür sıkıntısız bir şekilde ulaşımımı sağladım. Sinyali verip türbe yolunun meşhur yokuşunda arabayı hırpalamadan çıkmalıyım diye düşünürken, az değil birkaç saniye sonra toplu konutların yapıldığı alanın az ilerisinde çakır çukur yolların hoş geldiniz sedalarıyla irkildim…
***
Yukarı Mezarlıkları da geçtikten sonra yolun eğim açısı bir anda yükselmeye başladı. Bu eğime Allah’ın lütfu diyelim, keskinleşen viraja da Mühendislerin lütfu diyelim. Peki tüm bu zorlukların yanında, çakır çukur yollar ve yamalı yollar kimlerin lütfu?
***
Üstelik bu keskin mi keskin virajda bir Allah’ın kulu da şuraya bariyer yapalım diye düşünmemiş. Kışın bu yol buzlandığı zaman kayma sonucu uçuruma araçlar yuvarlanabilir mi? Diye düşünülmemiş… Yol zaten eğimli olduğu için çoğu şoför, araçları devirden düşmesin diye tabiri caizse gazı köklüyor. Bugüne kadar çok şükür ölümle sonuçlanan bir kaza meydana gelmedi ama 2009 Yılı’nda zemininde ıslaklığı sonucunda 30 metrelik şarampolden yuvarlanan minibüsü ve yaralılarını da unutmamak gerek…
***
“ Türk’ün Aklı Sonradan Gelir “ diye bir söz vardır. Bu sefer, Türk’ün Aklı Önceden Gelsin ve bu tehlikeli yolda hiç vakit kaybedilmeden önlemler alınmaya başlanılsın… 50-60 kişilik otobüslerle gelen turist kafileleri oluyor, bunların böyle bir kazaya karışması durumunda ne giden canlar geri gelir ne de Erzurum Büyükşehir Belediyesi bu ihmalkârlığının bedelini ödeyebilir…
***
Bu arada Erzurum, son yıllarda inanç turizmi konusunda bayağı mesafe kat etmeye başladı. kış turizmi, kültür turizmi, sağlık turizmi ve termal turizm ile entegre olan inanç turizmi Erzurum’da daha da iyi noktalara getirilmelidir…
***
Bakımsız yollardan çıkılan ve çıkıldıktan sonra fevkalade bir yer olduğuna şahit olunan Abdurrahman Gazi Türbesi’ni inanç turizmimizi geliştirme noktasında çok iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz. Elazığ’da Harput Kalesi’nde bulunan Arap Baba Hazretleri’ne yapmış olduğum ziyarette, Elazığ’ın bu konuda yani inanç turizminde çağ atladığına bizzat tanıklık etmiş oldum… Kilometreler boyunca; yüksek ışıklı, ağaçlı, kamelyalı, kaymak gibi asfaltlı yollardan ulaşılan ve akabinde çok sayıda restoran ve kafe bulunan bir yer ile karşılaştım…
***
Erzurum Büyükşehir Belediyesi, türbe yoluna bir an önce el atmalıdır. Asri Mezarlık Kavşağı’ndan türbeye kadarki yolda direkler yenilenmeli ve ışıkları artırılmalıdır. Mesela bu yolda direkler orta refüjlerde bulunuyor. Bu direkler kaldırılarak, tıpkı Yıldızkent’te bulunan Alparslan Türkeş Bulvarı’ndaki direkler gibi sağlı sollu yol kenarlarına yerleştirilebilir. Mezarlıklardan sonra sağlı sollu yol kenarlarına kamelyalar yerleştirilebilir.
***
Ne diyelim? Öneri bizden, uygulama yetkililerden…
***
Asri Mezarlığı Kavşağı’na kadar çok şükür sıkıntısız bir şekilde ulaşımımı sağladım. Sinyali verip türbe yolunun meşhur yokuşunda arabayı hırpalamadan çıkmalıyım diye düşünürken, az değil birkaç saniye sonra toplu konutların yapıldığı alanın az ilerisinde çakır çukur yolların hoş geldiniz sedalarıyla irkildim…
***
Yukarı Mezarlıkları da geçtikten sonra yolun eğim açısı bir anda yükselmeye başladı. Bu eğime Allah’ın lütfu diyelim, keskinleşen viraja da Mühendislerin lütfu diyelim. Peki tüm bu zorlukların yanında, çakır çukur yollar ve yamalı yollar kimlerin lütfu?
***
Üstelik bu keskin mi keskin virajda bir Allah’ın kulu da şuraya bariyer yapalım diye düşünmemiş. Kışın bu yol buzlandığı zaman kayma sonucu uçuruma araçlar yuvarlanabilir mi? Diye düşünülmemiş… Yol zaten eğimli olduğu için çoğu şoför, araçları devirden düşmesin diye tabiri caizse gazı köklüyor. Bugüne kadar çok şükür ölümle sonuçlanan bir kaza meydana gelmedi ama 2009 Yılı’nda zemininde ıslaklığı sonucunda 30 metrelik şarampolden yuvarlanan minibüsü ve yaralılarını da unutmamak gerek…
***
“ Türk’ün Aklı Sonradan Gelir “ diye bir söz vardır. Bu sefer, Türk’ün Aklı Önceden Gelsin ve bu tehlikeli yolda hiç vakit kaybedilmeden önlemler alınmaya başlanılsın… 50-60 kişilik otobüslerle gelen turist kafileleri oluyor, bunların böyle bir kazaya karışması durumunda ne giden canlar geri gelir ne de Erzurum Büyükşehir Belediyesi bu ihmalkârlığının bedelini ödeyebilir…
***
Bu arada Erzurum, son yıllarda inanç turizmi konusunda bayağı mesafe kat etmeye başladı. kış turizmi, kültür turizmi, sağlık turizmi ve termal turizm ile entegre olan inanç turizmi Erzurum’da daha da iyi noktalara getirilmelidir…
***
Bakımsız yollardan çıkılan ve çıkıldıktan sonra fevkalade bir yer olduğuna şahit olunan Abdurrahman Gazi Türbesi’ni inanç turizmimizi geliştirme noktasında çok iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz. Elazığ’da Harput Kalesi’nde bulunan Arap Baba Hazretleri’ne yapmış olduğum ziyarette, Elazığ’ın bu konuda yani inanç turizminde çağ atladığına bizzat tanıklık etmiş oldum… Kilometreler boyunca; yüksek ışıklı, ağaçlı, kamelyalı, kaymak gibi asfaltlı yollardan ulaşılan ve akabinde çok sayıda restoran ve kafe bulunan bir yer ile karşılaştım…
***
Erzurum Büyükşehir Belediyesi, türbe yoluna bir an önce el atmalıdır. Asri Mezarlık Kavşağı’ndan türbeye kadarki yolda direkler yenilenmeli ve ışıkları artırılmalıdır. Mesela bu yolda direkler orta refüjlerde bulunuyor. Bu direkler kaldırılarak, tıpkı Yıldızkent’te bulunan Alparslan Türkeş Bulvarı’ndaki direkler gibi sağlı sollu yol kenarlarına yerleştirilebilir. Mezarlıklardan sonra sağlı sollu yol kenarlarına kamelyalar yerleştirilebilir.
***
Ne diyelim? Öneri bizden, uygulama yetkililerden…