Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Avrupalı ülkelerde cirit atan FETÖ'cüler var. Avrupa bu hususta bütün dünya mirasının ortaya koyduğu medeniyeti çiğneyecek adımlar atmamalıdır. Kendilerini çok akıllı, el alemi kör ve sağır zannetmesinler." dedi.
Vali Azizoğlu'nu makamında ziyaret eden Akdağ, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, geçen haftaki Erzurum ziyaretinde 8 ilçede vatandaşlarla görüştüğünü hatırlatarak, bu hafta da Erzurum il merkezi ve ilçelerde çalışmalar yapacaklarını anlattı.
Akdağ, Erzurum'un kış sporları alt yapısının güçlü olduğun dile getirerek, "Erzurum bugüne kadarki tecrübesi ve mevcut altyapısıyla bir olimpiyatlara ev sahipliği yapabilecek bir şehirdir. Şehir olarak bunu yapabilecek durumdayız. Bu konuyu takip edeceğiz." dedi.
Cazibe Merkezleri Projesinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini kalkındırmak için bugüne kadar yapılan en büyük hamle olduğunu vurgulayan Akdağ, yatırımcıların önünü açmak ve istihdamı arttırmak için çok iyi bir fırsat olduğunu söyledi.
Schaefer'ın açıklamaları
Akdağ, Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Schaefer'ın yaptığı açıklamada Alman devletine ve sembollerine karşı ifadelerin 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabileceğini söylediğini hatırlatarak, şunları kaydetti: "Çok enteresan bir tutum. Kendi ülkelerinde PKK paçavralarıyla 10 yıllardır arz-ı endam edenlere göz yuman bir Almanya mesele kendisiyle ilgili olunca hukuku hatırlıyor. Almanya için de diğer Avrupalı bazı ülkeler için de söylenmesi gereken husus şudur, 'demokrasi, hukuk ve teröre karşı mücadele sadece kendi ülkeleri söz konusu olunca öne çıkarılacak bir husus değildir'. Senelerdir söylüyoruz, 'PKK'lıları ülkenizde barındırmayın, PKK'lıların ülkenizde finans kaynağı oluşturmasına müsaade etmeyin'. Şimdi FETÖ meselesinde de aynı hususu görüyoruz. Komşumuza kaçıp giden FETÖ'cüler var. Başka Avrupalı ülkelerde cirit atan FETÖ'cüler var. Avrupa bu hususta bütün dünya mirasının ortaya koyduğu medeniyeti çiğneyecek adımlar atmamalıdır. Kendilerini çok akıllı, el alemi kör ve sağır zannetmesinler. Bunu hem biz görüyoruz hem Türk halkı görüyor hem de bütün dünya görüyor. Demokrasi dediğimiz zaman, insan hakları dediğimiz zaman bu dünyada yaşayan bütün milletlerin, halkların hakkı olan bir husustur."
Avrupa'da dini çalışanların dini sembol kullanmasının işveren kararına bırakıldığı bir yasa çıktığını anımsatan Akdağ, bu konunun Avrupa'nın dünya mirasına sırt çevirmesi anlamına geldiğini, insan haklarında uzaklaşma olduğunu vurguladı.
Halk oylaması
Bakan Akdağ, Türkiye'nin 16 Nisan'a huzur içinde hazırlandığını dile getirerek, "Yurt dışındaki vatandaşlarımız da bu hususta gerekli heyecana sahipler. Halk oylaması ülkemizi güçlü kılacak ve Türkiye'yi çok farklı bir Türkiye yapacak. Milletimiz, terörle mücadele, ekonomimizin gelişmesi, vatandaşlarımıza verdiğimiz hizmetlerimiz açısından Türkiye'yi uçuracak, süratle hedeflerine ulaştıracak yeni cumhurbaşkanlığı sistemine inşallah 16 Nisan'da 'evet' diyecektir." şeklinde konuştu.
Vali Azizoğlu'nu makamında ziyaret eden Akdağ, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, geçen haftaki Erzurum ziyaretinde 8 ilçede vatandaşlarla görüştüğünü hatırlatarak, bu hafta da Erzurum il merkezi ve ilçelerde çalışmalar yapacaklarını anlattı.
Akdağ, Erzurum'un kış sporları alt yapısının güçlü olduğun dile getirerek, "Erzurum bugüne kadarki tecrübesi ve mevcut altyapısıyla bir olimpiyatlara ev sahipliği yapabilecek bir şehirdir. Şehir olarak bunu yapabilecek durumdayız. Bu konuyu takip edeceğiz." dedi.
Cazibe Merkezleri Projesinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini kalkındırmak için bugüne kadar yapılan en büyük hamle olduğunu vurgulayan Akdağ, yatırımcıların önünü açmak ve istihdamı arttırmak için çok iyi bir fırsat olduğunu söyledi.
Schaefer'ın açıklamaları
Akdağ, Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Schaefer'ın yaptığı açıklamada Alman devletine ve sembollerine karşı ifadelerin 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabileceğini söylediğini hatırlatarak, şunları kaydetti: "Çok enteresan bir tutum. Kendi ülkelerinde PKK paçavralarıyla 10 yıllardır arz-ı endam edenlere göz yuman bir Almanya mesele kendisiyle ilgili olunca hukuku hatırlıyor. Almanya için de diğer Avrupalı bazı ülkeler için de söylenmesi gereken husus şudur, 'demokrasi, hukuk ve teröre karşı mücadele sadece kendi ülkeleri söz konusu olunca öne çıkarılacak bir husus değildir'. Senelerdir söylüyoruz, 'PKK'lıları ülkenizde barındırmayın, PKK'lıların ülkenizde finans kaynağı oluşturmasına müsaade etmeyin'. Şimdi FETÖ meselesinde de aynı hususu görüyoruz. Komşumuza kaçıp giden FETÖ'cüler var. Başka Avrupalı ülkelerde cirit atan FETÖ'cüler var. Avrupa bu hususta bütün dünya mirasının ortaya koyduğu medeniyeti çiğneyecek adımlar atmamalıdır. Kendilerini çok akıllı, el alemi kör ve sağır zannetmesinler. Bunu hem biz görüyoruz hem Türk halkı görüyor hem de bütün dünya görüyor. Demokrasi dediğimiz zaman, insan hakları dediğimiz zaman bu dünyada yaşayan bütün milletlerin, halkların hakkı olan bir husustur."
Avrupa'da dini çalışanların dini sembol kullanmasının işveren kararına bırakıldığı bir yasa çıktığını anımsatan Akdağ, bu konunun Avrupa'nın dünya mirasına sırt çevirmesi anlamına geldiğini, insan haklarında uzaklaşma olduğunu vurguladı.
Halk oylaması
Bakan Akdağ, Türkiye'nin 16 Nisan'a huzur içinde hazırlandığını dile getirerek, "Yurt dışındaki vatandaşlarımız da bu hususta gerekli heyecana sahipler. Halk oylaması ülkemizi güçlü kılacak ve Türkiye'yi çok farklı bir Türkiye yapacak. Milletimiz, terörle mücadele, ekonomimizin gelişmesi, vatandaşlarımıza verdiğimiz hizmetlerimiz açısından Türkiye'yi uçuracak, süratle hedeflerine ulaştıracak yeni cumhurbaşkanlığı sistemine inşallah 16 Nisan'da 'evet' diyecektir." şeklinde konuştu.