Ilıca... 
Sümer ve Babillilere göre; cennetin kaynağı... 
Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve 4. Murad başta olmak üzere Doğu seferine çıkan Osmanlı padişahlarının konakladıkları, özel ilgi gösterdikleri yerleşim yeri... 
Ve en önemlisi de, tarihinin neredeyse Erzurum'la aynı olması... 
Malumunuz... 
Erzurum'da kurtuluş günleri İspir ve Aşkale ile başladı, diğer ilçelerle devam edecek... Önümüzdeki Cumartesi günü ise, Erzurum'un düşman işgalinden kurtuluşunun 98'inci yıldönümü törenlerle kutlanacak... 
Yani 12 Mart'ta... 

***

Şimdi... 
Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Türk askeri, şehir merkezine Ilıca'dan giriş yaptı, öyle değil mi? 
Evet... 
Peki, Türk ordusu Ilıca'ya girdiğinde neyle karşılaştı, güllük gülistanlık bir manzarayla mı? 
Elbette hayır... 
Ilıca'da toprağa yol boyunca düşmüş yüzlerce vatan evladı vardı o gün... Süngülenmiş çocuklar, kafatasları parçalanmış kadınlar, evlere ve ahırlara doldurularak diri diri yakılan babalar, amcalar, dayılar ve dedeler vardı... Namusları kirletilmiş genç kızlar, baş üstü duvarlara mısmarlanmış; kimisi boğazlanmış, kimi de kör baltalarla vücut azalarından ayrılmıştı... 
Ve... 
Kazım Karabekir Paşa, Ilıca'da karşılaştığı manzarayı nasıl anlatır, biliyor musunuz? 
Buyurun! 
Kendi ifadelerinden dinleyin: 
"Köyü dolaştım facianın en müthişi burada idi; süngülenmiş veya yakılmış cesetlerin başındaki ağlama ve bağrışmalar insanın tüylerini ürpertiyordu. Süngülenmiş memedeki çocukları kucağına almış bazı analar saçlarını yoluyorlardı. Ilıca'daki Alaca gerçekten Erzurum'un köyleri arasında en fazla tahribata ve insan kaybına uğrayan köylerden biriydi" 
Paşa, Alaca istikametinden girdiği Ilıca ile ilgili olarak Kurmay Başkanı Ömer Lütfi Bey’e ise, şu bilgiyi veriyor: 
“Ben, ordumla birlikte Ilıca’da karargahtayım. Kuvvetlerimiz hakim olmuş, Mevla zaferi müyesser kılmıştır. Ilıca bizimdir. Birazdan Erzurum’a hareket edeceğim. Geniş kapsamlı raporumu da, yarın inşallah Erzurum’da yazacağım”  
Tarih?
11 Mart, yani Ilıca'nın kurtuluş günü... 

***

Ve biliyor musunuz? 
Ilıca'nın düşman işgalinden kurtuluş günü olan 11 Mart, 2009 yılından beri kutlanmıyor artık Erzurum'da... 
Sebebi ise;  
"5747 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun" 
Hani şu Erzurum'da üç yeni merkez ilçe kurulmasını kararlıştıran kanun var ya, o işte! Dadaşkent'le Ilıca'yı birbirine bağlayan ve "Aziziye" diye yeni bir ilçe kurulmasını öngören kanun... 
İşte bu kanunla Ilıca resmen tarihten düşürüldü 7 yıl önce ve yine Ilıca'ya has bir deyimle "başı küllenmiş" oldu yani... 
Düşünebiliyor musunuz? 
Tarihi, Erzurum kadar eski olan Ilıca'yı, geçmişiyle birlikte kalktık ve bir kalemde siliverdik adeta... 
Tepki olmadı mı, oldu... 
İtiraz edenler de oldu, imza toplayanlar da... 
Ve fakat o yıllar etkili ve yetkili birçok zevatın 'Ermeni' seviciliğine kalkıştığı yıllardı yazık ki... Kurtuluş törenlerindeki 'temsili kurtuluş' gösterilerinin bile neredeyse yasaklanmaya getirildiği; "Ermeni Mezalimi", "Vahşet" ve "Katliam" gibi ifadelerin kullanılmasından da her nedense imtina edildiği yıllardı yani... 
Kolay oldu dolayısıyla... 
Ve Ilıca bir gecede "Aziziye" oldu, ne geçmişte yaşadıkları kaldı elinde , ne de tarihe sığdırdıkları... 
Bitti, gitti... 

***

Tarihin ne olduğuna gelince... 
Ömer Hayyam der ki; "Tarih, kainatın vicdanıdır..." 
Milli Şairimiz Merhum Akif'e göre ise; "Mazisi yıkık milletin, atisi de olmaz" 
Kazım Karabekir Paşa ise, tarihin önemini; "Tarihini okumayanın, anlamayanın, sahip çıkmayanın ve hatırasını yaşatmayanın kökleri çınar bile olsa kurumaya mahkumdur" şeklindeki ifadelerle özetler... 
Sayalım mı daha?
Hiç gerek yok! 
Sözün özü şu ki; Ilıca'yı unutmak Erzurum'u unutmaktır... 
Ilıca'yı görmemek, Erzurum'u görmemektir... 
Ilıca'nın tarihi, Erzurum'un tarihidir... 
Ve siz Ilıca'yı silerseniz, Erzurum'u silersiniz ki; bunu da ne maişeri vicdan kabul eder, ne de sizi tarih affeder! 

*** 

O halde!
Yapılması gereken şudur: 
BİR: Ilıca ile ilgili olarak bir an önce gerekli girişimler başlatılmalı; aslında "paralel" ürünü olan bu isim şaklabanlığına en kısa sürede son verilmelidir! 
İKİ: Ilıca, kayıtlardan düşürülen "tarihi"ne yeniden kavuşturulmalı; Erzurum'da 11 Mart günü "Ilıca'nın Kurtuluş Günü" olarak yeniden kutlanmaya başlanmalıdır! 
VE ÜÇ: Fotoğraflar üzerinden şehir siyaseti bir kenara bırakılmalı; iktidarı ve muhalefetiyle tüm milletvekillerimiz bu "tarihi" yaraya acilen neşter vurmalıdır! 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.