Üzerinden ya üç gün geçti, ya beş gün…
Allah biliyor ya!
Belki yazdıklarımızın mürekkebi dahi kurumamıştır daha…
Mealen şöyle demiştik:
“Erzurum’daki belediye başkanlarını ezmeye adeta yer arıyoruz!”
Çünkü başka illerden ve o illerdeki belediyelerin çalışmalarından bihaber olduğumuzdan, yerel hizmetler noktasında Erzurum’un aslında ne kadar şanslı olduğu gerçeğini de ıskalamış oluyoruz…
Sonra da diyoruz ki:
“Bizim belediyeler çalışmıyor!”
İsterseniz o örneği tekrar hatırlatalım:
İsmi lazım değil; Ankara’da bir büyükşehir belediye başkanı çıkmış, şehrine kazandırdığı çocuk parkından öyle bir bahsediyordu ki, sanırsınız memlekete Jurrasic Parkı getirmiş…
Peki ya bizde durum nasıl?
Açıkçası Erzurum’da çocuk parkı ya da parkları, hizmetten bile sayılmıyor artık…
Dahası…
Erzurum öyle parktı, çiçekti, böcekti, o işleri çoktan gerilerde bıraktı; dolayısıyla bu şehrin şimdilerde çok daha büyük planları ve hedefleri var…
***
Bu girizgahın ardından devamla gelelim asıl meseleye:
Palandöken Belediyesi, “Kent Araştırmaları Enstitüsü” tarafından İdeal Kent Ödülü’ne layık görülüyor ve ödül töreni de geçtiğimiz günlerde gerçekleştiriliyor…
Nerede?
Paris’te; kısa adı UNESCO olan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu’nda…
Peki, hangi sebeple?
“Katılımcı ve Sosyal Belediyecilik” yönüyle…
Belki şöyle düşünenler olabilir:
- Canım ne var bunda, herkes bir şekilde ödül alabilir yani, diye…
Ama öyle değil işte!
Bu ödüllerin kime verileceğine yerli ve yabancı bilim insanları karar veriyor…
Evet, evet…
Seçici Kurul’da Anadolu Üniversitesi’nden profesörler de var, Selçuk Üniversitesi’nden de… Hatta ve hatta Türkiye’deki birçok devlet, özel ve vakıf üniversitesine ek olarak, Minnesota Üniversitesi’nden Prof. Dr. Michael Goldman dahi seçici kurulda görev yapıyor…
Ve bu kurul belediyecilik faaliyetlerini değerlendirirken, birbirinden farklı tam 17 kriteri esas alıyor, dolayısıyla puanlamayı da ona göre yapıyor…
İşte bu bağlamda Palandöken Belediyesi’nin güzide yatırımlarından olan kültür merkezleri, belediyenin hem “sosyal” ve hem de “katılımcılık” yönünü ön plana çıkardığından, haliyle ödüle layık görülüyor…
***
İşte biz bundan bahsediyoruz…
Yani Erzurum’daki belediyelerin ve başkanlarının ne kadar büyük düşündüklerinden…
Bu sonuca şaşırdık mı peki?
Şaşırmadık, çünkü Palandöken Belediyesi’nin böylesine prestijli bir ödüle mutlaka sahip olacağını biliyorduk…
Neden mi?
Muhammet Sunar gibi bir yöneticisinin olması, Palandöken Belediyesi için böyle bir sonucu zaten kaçınılmaz kılıyordu da, ondan…
Olur ya!
Şimdi bazı müzmin muhalifler çıkıp şöyle diyebilir:
- İyi de, o kültür merkezlerini Muhammet Sunar yaptırmadı ki!
Doğru, o yaptırmadı…
Ama bilinmesinde fayda var; o ödül de zaten kültür merkezlerine verilmedi!.. Yani Başkan Sunar’ın o ödüle layık görülmüş olmasının asıl sebebi; kültür merkezlerindeki faaliyetlerin sosyal belediyecilik yönü, yapılan yeni düzenlemeler ve katılımcılık…
Haaa!
En önemlisi de; bu faaliyetleri vitrine çıkartanın da, yine Başkan Sunar’ın kendisinin oluşuydu… Yoksa ne bilsin adamlar Palandöken Belediyesi’nin Erzurum’da ne işler yaptığını!
Hülasa…
Erzurum’da işte bu anlayışa ve böylesi bir bakış açısına ihtiyaç var… Haliyle de, vizyon sahibi belediye başkanlarına…
Tıpkı Muhammet Sunar gibi…