Erzurum’da Suriye’nin İdlib kentine yapılan saldırıda hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı. Erzurum Sivil Toplum Platfomu (ESTP) tarafından organize edilen programda, İdlib kentinde gerçekleştirilen kimyasal saldırının failleri için "küresel katiller" denildi.
Suriye’nin kuzeybatısında bulunan İdlib kentine gerçekleştirilen kimyasal saldırıda hayatını kaybedenler için Cuma namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Lalapaşa Cami avlusunda toplanan yaklaşık 200 kişi, gıyabi cenaze namazının kılınmasının ardından Esad rejimi tarafından yapılan kimyasal saldırıya tepki gösterdi. ESTP Başkanı Mustafa Güvenli tarafından yapılan basın açıklamasında, Suriye'de yaşanan olayların üzüntü verici olduğu ifade edildi.
Güvenli, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Suriye’de 2011’de başlayan savaş yedinci yılına girdi. Müslümanların yüreğini yakan, kendi halkını katleden yeryüzünün en lanetlisi Esad vahşi ve yamyam dünyanın emirlerini yerine getirmeye devam ediyor.. Son olarak İdlip’e, Han Şeyhun’a kimyasal gazla saldıran çağımızın Ebu Leheb’inin ve onun yakınlarının elleri kuruyacak. Gazla zehirlenerek can veren her Suriyeli çocuk bizim, yükselen her feryat bizim, boğazımızda düğümlenen her feryat bizim. Bizim, yani Müslümanların… Kimsesiz kadınları, zayıf erkekleri, çocukları katleden bu dünya düzeninin tasmalı köpeği Esad Allah’a hesap verecek.
Silah tüccarı devletler; Amerika, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere bizim dostumuz değil. Müslüman coğrafyasını kanlı cetvellerle parselleyen vahşi kapitalizm bizimle değil.
İdlib’te kullanılan kimyasal gazlar, bombayı taşıyan uçaklar ve kullanan pilotların arkasında da yine aynı dış güçler bulunmaktadır.
Halep’te, İdlib’de, El Bab’da, Menbiç’de, Cereblus’da, Kobani’de, Kamışlı’da, Rakka’da, Şam’da yaşanılan acıların Brüksel’de, Paris’te, Londra’da, Washington’da, Tel Aviv’de planlandığı biliyoruz. Stratejiler onların, silahlar onların, kararlar onların; boğazımızda düğümlenen acılar bizim, yitip giden canlar bizim, kaybolan umutlar bizim.
Irkçı, siyonist, 5’i dünyadan büyük gören Birleşmiş Milletlerden çözüm beklemek yanlıştır ve bilinmelidir ki bu Birleşmiş Milletler Müslümanlarla birlikte değil.
Dünyanın patronluğuna soyunan BM Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu olayları sadece seyretmekte; hatta iç savaşın kızışması, insan kayıplarının artması ve bölge ülkelerinin de en çok bedelle kaosun sürgit devamını sağlamaktadırlar.
Dünya 5’ten büyüktür ve büyüklük ayağa kalkarak âlemlerin Rabbi adına başta Birleşmiş Milletler olmak üzere zalimlerden, lanetlilerden; İsrail’den, Amerika’dan, Rusya’dan, Almanya’dan; modern maskesi takınmış yamyam devletlerden hesap soracaktır.
ABD, Rusya ve İran, Esed’in zulmünün devamında ve masum Suriyeli insanların katledilmesinde müşterek bir sorumluluğa ve vebale sahiptirler. Bunlar Suriye’de açık bir insanlık suçu işlemektedirler.
İnsanlık vicdanında ve tarih önünde bunlar lanet ve nefretle hatırlanacaktır.
Türkiye Suriye için her şeyi yapmaya gayret ederken, Müslüman devlet olduklarını iddia edenlerin ortalıkta görünmemesi de manidar ve bir o kadar da düşündürücüdür.
Erzurum Sivil Toplum Platformu olarak sivil halka karşı İdlib’te yaşanan kimyasal silah saldırısını şiddetle kınıyor, sorumlularının ve destekçilerinin mutlaka hesap vermelerini bekliyoruz. Çoğu çocuk 100’den fazla masuma Allahtan rahmet, yaralılara Allah’tan şifalar diliyoruz."
Suriye’nin kuzeybatısında bulunan İdlib kentine gerçekleştirilen kimyasal saldırıda hayatını kaybedenler için Cuma namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Lalapaşa Cami avlusunda toplanan yaklaşık 200 kişi, gıyabi cenaze namazının kılınmasının ardından Esad rejimi tarafından yapılan kimyasal saldırıya tepki gösterdi. ESTP Başkanı Mustafa Güvenli tarafından yapılan basın açıklamasında, Suriye'de yaşanan olayların üzüntü verici olduğu ifade edildi.
Güvenli, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Suriye’de 2011’de başlayan savaş yedinci yılına girdi. Müslümanların yüreğini yakan, kendi halkını katleden yeryüzünün en lanetlisi Esad vahşi ve yamyam dünyanın emirlerini yerine getirmeye devam ediyor.. Son olarak İdlip’e, Han Şeyhun’a kimyasal gazla saldıran çağımızın Ebu Leheb’inin ve onun yakınlarının elleri kuruyacak. Gazla zehirlenerek can veren her Suriyeli çocuk bizim, yükselen her feryat bizim, boğazımızda düğümlenen her feryat bizim. Bizim, yani Müslümanların… Kimsesiz kadınları, zayıf erkekleri, çocukları katleden bu dünya düzeninin tasmalı köpeği Esad Allah’a hesap verecek.
Silah tüccarı devletler; Amerika, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere bizim dostumuz değil. Müslüman coğrafyasını kanlı cetvellerle parselleyen vahşi kapitalizm bizimle değil.
İdlib’te kullanılan kimyasal gazlar, bombayı taşıyan uçaklar ve kullanan pilotların arkasında da yine aynı dış güçler bulunmaktadır.
Halep’te, İdlib’de, El Bab’da, Menbiç’de, Cereblus’da, Kobani’de, Kamışlı’da, Rakka’da, Şam’da yaşanılan acıların Brüksel’de, Paris’te, Londra’da, Washington’da, Tel Aviv’de planlandığı biliyoruz. Stratejiler onların, silahlar onların, kararlar onların; boğazımızda düğümlenen acılar bizim, yitip giden canlar bizim, kaybolan umutlar bizim.
Irkçı, siyonist, 5’i dünyadan büyük gören Birleşmiş Milletlerden çözüm beklemek yanlıştır ve bilinmelidir ki bu Birleşmiş Milletler Müslümanlarla birlikte değil.
Dünyanın patronluğuna soyunan BM Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu olayları sadece seyretmekte; hatta iç savaşın kızışması, insan kayıplarının artması ve bölge ülkelerinin de en çok bedelle kaosun sürgit devamını sağlamaktadırlar.
Dünya 5’ten büyüktür ve büyüklük ayağa kalkarak âlemlerin Rabbi adına başta Birleşmiş Milletler olmak üzere zalimlerden, lanetlilerden; İsrail’den, Amerika’dan, Rusya’dan, Almanya’dan; modern maskesi takınmış yamyam devletlerden hesap soracaktır.
ABD, Rusya ve İran, Esed’in zulmünün devamında ve masum Suriyeli insanların katledilmesinde müşterek bir sorumluluğa ve vebale sahiptirler. Bunlar Suriye’de açık bir insanlık suçu işlemektedirler.
İnsanlık vicdanında ve tarih önünde bunlar lanet ve nefretle hatırlanacaktır.
Türkiye Suriye için her şeyi yapmaya gayret ederken, Müslüman devlet olduklarını iddia edenlerin ortalıkta görünmemesi de manidar ve bir o kadar da düşündürücüdür.
Erzurum Sivil Toplum Platformu olarak sivil halka karşı İdlib’te yaşanan kimyasal silah saldırısını şiddetle kınıyor, sorumlularının ve destekçilerinin mutlaka hesap vermelerini bekliyoruz. Çoğu çocuk 100’den fazla masuma Allahtan rahmet, yaralılara Allah’tan şifalar diliyoruz."