Samet ÖZÜNAL - Nokta25 / Erzurum şehir merkezinde bulunan Cumhuriyet Caddesi’nin isim babasının, M. Kemal Atatürk olduğu öğrenildi. Türkiye Cumhuriyeti’nden 1 yaş küçük olan Cumhuriyet Caddesi’nin açılışı, 30 Eylül 1924’te yapılırken, caddenin hangi isimle anılacağı sorusunun da, yine M. Kemal Atatürk tarafından yanıtlandığı kaydediliyor.
ERZURUM’UN YEGANE İMAJI
Kale’nin kuzeye bakan yamacında kurulan eski Erzurum’da, geniş bir cadde kurulması, uzun zamandan beri planlanırken, bu düşünceyi gerçeğe dönüştüren kişi, dönemin Belediye Başkanı Nafiz Bey oldu. Yakutiye, Ahmediye, Lalapaşa, Hükümet Konağı, Caferiye, Cimcime Sultan Türbesi, Tebrizkapı, Narmanlı Camii ve Çifte Minareli Medrese’yi kapsayan güzergahta, ilk defa bulvar tipli, kenarları kaldırımlı bir cadde oluşturuldu. Erzincankapı ile Tebrizkapı arasındaki en düz alana sahip olan bu cadde, Cumhuriyet’le birlikte büyüyüp serpilecek ve yıllar sonra, ‘Erzurum’un Şehir Merkezi’ olarak ifade edilecekti. Cadde, yapılan istimlakların ardından bir plan dahilinde şekillendirilirken, isminin ne olacağı yönündeki arayışlar da, bununla birlikte başlamış oldu.
“CADDEYE BENİM ADIMI DEĞİL, ‘CUMHURİYET’ ADINI VERİN”
30 Eylül 1924 yılında deprem bölgesi Pasinler’den Erzurum’a gelen Atatürk, soluğu Valilik makamında aldı. Burada bir süre dinlendikten sonra Belediye Başkanı Nafiz Bey’le sohbet eden Atatürk, Erzurum’da yeni kurulan bir caddenin açılışını kendisinin yapması yönündeki teklifi ise, memnuniyetle karşıladı. Belediye Başkanı Nafiz Bey’in; “Bu caddeye sizin isminizi vermeyi kararlaştırdık Paşam” şeklindeki ifadesi karşısında biraz duraklayan Mustafa Kemal, günümüze bile önemli mesajlar veren şu cümleleri sarfetti: “Ben ölümlüyüm. Ama kurduğumuz Cumhuriyet, sonsuza dek yaşayacaktır. Caddeye benim adımın yerine, Cumhuriyet adı verilmesi daha uygun olacaktır.”
ERZURUM’UN YEGANE İMAJI
Kale’nin kuzeye bakan yamacında kurulan eski Erzurum’da, geniş bir cadde kurulması, uzun zamandan beri planlanırken, bu düşünceyi gerçeğe dönüştüren kişi, dönemin Belediye Başkanı Nafiz Bey oldu. Yakutiye, Ahmediye, Lalapaşa, Hükümet Konağı, Caferiye, Cimcime Sultan Türbesi, Tebrizkapı, Narmanlı Camii ve Çifte Minareli Medrese’yi kapsayan güzergahta, ilk defa bulvar tipli, kenarları kaldırımlı bir cadde oluşturuldu. Erzincankapı ile Tebrizkapı arasındaki en düz alana sahip olan bu cadde, Cumhuriyet’le birlikte büyüyüp serpilecek ve yıllar sonra, ‘Erzurum’un Şehir Merkezi’ olarak ifade edilecekti. Cadde, yapılan istimlakların ardından bir plan dahilinde şekillendirilirken, isminin ne olacağı yönündeki arayışlar da, bununla birlikte başlamış oldu.
“CADDEYE BENİM ADIMI DEĞİL, ‘CUMHURİYET’ ADINI VERİN”
30 Eylül 1924 yılında deprem bölgesi Pasinler’den Erzurum’a gelen Atatürk, soluğu Valilik makamında aldı. Burada bir süre dinlendikten sonra Belediye Başkanı Nafiz Bey’le sohbet eden Atatürk, Erzurum’da yeni kurulan bir caddenin açılışını kendisinin yapması yönündeki teklifi ise, memnuniyetle karşıladı. Belediye Başkanı Nafiz Bey’in; “Bu caddeye sizin isminizi vermeyi kararlaştırdık Paşam” şeklindeki ifadesi karşısında biraz duraklayan Mustafa Kemal, günümüze bile önemli mesajlar veren şu cümleleri sarfetti: “Ben ölümlüyüm. Ama kurduğumuz Cumhuriyet, sonsuza dek yaşayacaktır. Caddeye benim adımın yerine, Cumhuriyet adı verilmesi daha uygun olacaktır.”