Kadızâde Mehmet Efendi ve onun takipçileri, Hz. Peygamber döneminden sonra ortaya çıkan birtakım adet ve uygulamaları bidat olarak nitelemiş ve şiddetle reddetmişlerdir. Naima’ya göre Kadızâdeliler bütün tasavvuf erbabını ve onlardan yana tavır koyan halkı küfürle suçluyordular. Teymiye zihniyetinden etkilenen Kadızâde Mehmet Efendi hareketi, Halveti şeyhlerinden Abdülmecit Sivasi arasında önce fikri tartışmalar şeklinde başlamış daha sonraki yıllarda tarikat ve devlete karşı tavırlarıyla nitelik değiştirmiştir.
Bu hareketin Türklerdeki etkisini üç aşamada ele alabiliriz: Kadızâde Mehmet Efendi, bu işin ülkemizdeki öncüsüdür. Biat gördüğü her şeyi ortadan kaldırmak amacıyla ele geçirdiği sarayın gücünü de arkasına alarak mücadeleye başlamış. Bu öyle bir mücadeleydi ki: Türbeler, minareler, rasathaneler biat gerekçesi ile yıkılmaya çalışılıyordu. İlk icraat olarak rasathaneyi yıkmışlar. Dünyaca ünlü Takiyüddin’in Rasathanesi bu yobaz düşünce sonucunda moloz yığınına döndürülmüştü. Takiyüddin o gününün dünyasında ilimde yıldızdır. Buhar makinesinin mucididir.
Kadızâde zihniyetinin kararıyla Süleymaniye ve diğer camilerin de minaresi biat gerekçesiyle yıkılacaktı. Hatta bu harekâtın üçüncü dalgasını oluşturan Vani Mehmet Efendi Erzurum’da yaptırdığı, kendi adıyla anılan camiye biat diye minare koymamıştı. Kel Hacı adında bir hayırsever tarafından sonraki yıllarda minare yaptırılmıştır. Caminin bulunduğu mahalle tarihi kayıtlarda bu yüzden Kel Hacı Mahallesi olarak geçmektedir.
İkinci dalgasını ise Üstüvani Mehmet ile devam ettiren bu hareket Kadızâde Mehmet Efendi’nin yarım kalan icraatlarını nihayete erdirmek için yoğun bir gayret içine girmiştir. 
Hz. Peygamberin ve sahabelerin isimleri geçtiği zaman Telsiye-tarziye demenin meşru olmadığını, M. İbni Arabî’nin kâfir, kabir ziyaretlerinin küfür, kahve içmenin ve kahvehanelerin haram olduğunu ileri sürüyorlardı. Hatta sarayda nüfuzları artınca haram olduğu delillerle sabit olmayan bazı şeylerin haramlığında dahi ısrar ettiler. Cemaatle nafile namaz kılmayı, mevlit okumayı, sema ve devran dönmeyi, müzik dinlemeyi de küfür addettiler.
Sadrazam Melek Ahmet Paşa’dan bir buyruldu alıp Demirkapı’da Halveti Tekkesi’ni basmışlar. Zikir çeken dervişleri dövmüşler. Burasının toprağında namaz kılınamayacağına dair fetva vermişler. Bu bile hızlarını almaya yetmemiş, dergâhların meyhane gibi olduğunu, yıkıldıktan sonra topraklarının kazılıp denize dökülmedikçe namaz dahi kılınamayacağına hükmetmişlerdir.
Kadızâdeler hareketi olarak bilinen üç Mehmet hareketi tartıştıkları konular çoğunlukla düzenli ve sistemli bir programa dayanmayan, halk arasında yaygın olan ve dinin özüne de hiçbir aykırılığı olmayan inanç ve uygulamalara tepki mahiyetindeydi. Hareket ilk ortaya çıktığında Halveti Şeyhi Abdulahad Efendi ve Kürt Molla Mehmet Efendi’nin Kadızâde Mehmet Efendi’ye âlimlerden oluşan bir komisyon ve halkında hazır bulunduğu ortamda ilmi münazara yapmayı teklifler ederler. Kadızâde Mehmet Efendi teklifi reddetmekle yetinmez, saraydan aldığı güçle iki alimi sürgün ettirir.
Kadızâdeler hareketi günümüzde de ne yazık ki devam etmektedir. Bu aklı evveller Hz. Peygamberin dizinin dibinde yetişen Hz. Ömer’in cemaatle teravih kıldırmasını küfür görürler! Hz. Peygamberin Bilal ‘in Kâbe’nin damında ezan okumasını yükseklik olarak anlamazlar, minareyi reddederler. Kur’an da ayetle Peygambere Telsiye demenin emri açıkça ortadayken yasak koyma cüretini kendilerinde
bulurlar. İslam’ın güzel ahlakı tamamlamak için gönderildiğini görmezler. Tasavvuf erbabını küfürle tekfir eder, Hz. Peygamberimizin, Ayşe annemize Habeşlilerin müzikli raksını izlemesine müsaadesini görmezden gelip, müzik dinlemenin haram olduğunu ileri sürerler.
Ne diyelim, Allah ıslah etsin! Lakin tarihte de ıslah etmemiş. Böyle dar kafalı yobazların hazin sonu insan eliyle olmuştur. Bu günde ülkemizde bu sapık ve medeniyet düşmanı insanların mevcut olduğunu matbuattan esefle izliyoruz. Teymiye taassubunun dördüncü Mehmet’i olmak için ellerinden geleni ardına koymuyorlar. DAEŞ uzantısı bu bedevi zihniyet İslam ve onun ortaya çıkardığı medeniyeti ortadan kaldırmaya kendi bedeviliklerini İslam’a mal etmeye çalışıyorlar. Sarayları yıkıyor; ağaçlarından ateş, taşlarından ocak yapıyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.