Yine kendi sahamız ve yine kötü futbolun karşılığında saçma sapan bir ataktan yenilen golle alınan mağlubiyet. Aslında Büyükşehir Belediye Erzurumspor’lu futbolcular galiba şampiyonluğu istemiyor!
Taraftar desen on numara. Para desen sorun yok. Tesis desen her şey düşünülmüş. Hedef desen zaten belli. Bunlar var var olmasına ama; belli ki ters giden bir sürü şey de var. Yani “un var, yağ var, şeker var helva yapan usta yok!
Aslına bakarsanız Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'in kulüp için verdiği çabalara acımıyor değilim. Onursal Başkan kulübün başarısı için her türlü fedakarlığı yaparken, futbolcular neden bu kadar ruhsuz, biri bana bu durumu izah etsin.
Kocaeli Birlikspor maçında sergileyen futbol ve alınan mağlubiyet sonrası Teknik Direktör Ahmet Yıldırım’ın yapacağı açıklamayı çok merak ediyorum. Acaba sayın Yıldırım yine “iş kazası”mı diyecek?
Devre arası gönderilen Engin Baytar ve Fahri Tatan’ın bu takımda ne kadar önemli oldukları bir kez daha gözler önüne serildi. Bu iki oyuncunun yerine alınan isimler şu ana kadar takıma hiçbir katkı sağlamadı. Biz daha dereyi görmeden kulüp başkanı sanki şampiyon olmuşuz ve PTT 1. Lig'e çıkmışız gibi transferlere başlamış!. Üstelik büyük bombalar patlatıyor! Kulüp içerisinde yaşananlardan habersiz sadece maçtan maça takımla olan Başkan Ali Demirhan, takımdaki sorunları görmezlikten gelerek gidip Ronaldinho’larla uğraşıyor. Aslında bu yıldız isimle görüşülüp görüşülmediği de bilinmiyor ama; Başkan Demirhan bu bomba ile çok iyi reklam yaptı.
Şampiyonluk istiyoruz ama acaba şampiyonluğu hak ediyormuyuz?
Evet kulüp imkanları, taraftar ve şehir olarak tabiî ki yerimiz Süper Lig.
Ancaakkk!!!
Biz daha ışığı görmeden havalara girmesini çok iyi beceriyoruz. Kendi sahamızdaki maçlarda aldığımız mağlubiyetlerin tersini düşünürsek açık ara puan farkı ile şampiyonduk!. Lakin futbolda hiçbir şeyin garantisi olmadığı için şimdi liderle aramızda 5 puan fark oluştu. Elin ilçe takımları gelip ellerinini kollarını sallaya sallaya puanları alıp gidiyor, biz ise arkalarından sadece bakmakla yetiniyoruz.
Şunu da kabullenelim!
Oynanan futbol ile şampiyonluğun zor olduğunu herkes çok iyi biliyor. Yönetimin acilen futbolcularla çok ciddi bir toplantı yaparak bazı radikal kararlar alması lazım. Yoksa yapılan bunca emeğe maalesef "yazık" demekten kendimizi alamayız.
Şimdi şampiyon olabilir miyiz diye sorarsanız, size bir fıkra misali ile cevap vermek isterim.
“İki kafadar sabahın ilk ışıklarına kadar içerler. Sonra dışarı çıkarlar. Çıktıklarında bakarlar ki hava aydınlanmış gibi. Gökyüzünde ay var. İki kafadar havaya bakarlar ve biri der ki:
- Aaa güneş açmış.
Diğeri de der ki:
- Yok o güneş değil, ay.
Diğeri ısrar etmiş, görmüyormusun o güneş, demiş.
İki şarhoş kafadar başlamışlar tartışmaya.
İş öyle bir boyuta gelmiş ki; yaka yakaya gelmişler. Tam o esnada bir vatandaş ordan geçerken, kafadarlar demişler gel şu adama soralım. Adamı yanlarına çağırmışlar ve sormuşlar “kardeş şu gördüğün ay mı yoksa güneş mi? Adam başını kaldırmış ve gökyüzüne bakmış. Sonra dönmüş iki şarhoş kafadara bakmış. Kendi içinden demiş “şimdi ben ay desem güneş diyen beni döver. Güneş desem ay diyen beni döver.
Düşünmüş ve sonra cevabı yapıştırmış.
“Kardeşler ben buranın yabancısıyım”….
Taraftar desen on numara. Para desen sorun yok. Tesis desen her şey düşünülmüş. Hedef desen zaten belli. Bunlar var var olmasına ama; belli ki ters giden bir sürü şey de var. Yani “un var, yağ var, şeker var helva yapan usta yok!
Aslına bakarsanız Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'in kulüp için verdiği çabalara acımıyor değilim. Onursal Başkan kulübün başarısı için her türlü fedakarlığı yaparken, futbolcular neden bu kadar ruhsuz, biri bana bu durumu izah etsin.
Kocaeli Birlikspor maçında sergileyen futbol ve alınan mağlubiyet sonrası Teknik Direktör Ahmet Yıldırım’ın yapacağı açıklamayı çok merak ediyorum. Acaba sayın Yıldırım yine “iş kazası”mı diyecek?
Devre arası gönderilen Engin Baytar ve Fahri Tatan’ın bu takımda ne kadar önemli oldukları bir kez daha gözler önüne serildi. Bu iki oyuncunun yerine alınan isimler şu ana kadar takıma hiçbir katkı sağlamadı. Biz daha dereyi görmeden kulüp başkanı sanki şampiyon olmuşuz ve PTT 1. Lig'e çıkmışız gibi transferlere başlamış!. Üstelik büyük bombalar patlatıyor! Kulüp içerisinde yaşananlardan habersiz sadece maçtan maça takımla olan Başkan Ali Demirhan, takımdaki sorunları görmezlikten gelerek gidip Ronaldinho’larla uğraşıyor. Aslında bu yıldız isimle görüşülüp görüşülmediği de bilinmiyor ama; Başkan Demirhan bu bomba ile çok iyi reklam yaptı.
Şampiyonluk istiyoruz ama acaba şampiyonluğu hak ediyormuyuz?
Evet kulüp imkanları, taraftar ve şehir olarak tabiî ki yerimiz Süper Lig.
Ancaakkk!!!
Biz daha ışığı görmeden havalara girmesini çok iyi beceriyoruz. Kendi sahamızdaki maçlarda aldığımız mağlubiyetlerin tersini düşünürsek açık ara puan farkı ile şampiyonduk!. Lakin futbolda hiçbir şeyin garantisi olmadığı için şimdi liderle aramızda 5 puan fark oluştu. Elin ilçe takımları gelip ellerinini kollarını sallaya sallaya puanları alıp gidiyor, biz ise arkalarından sadece bakmakla yetiniyoruz.
Şunu da kabullenelim!
Oynanan futbol ile şampiyonluğun zor olduğunu herkes çok iyi biliyor. Yönetimin acilen futbolcularla çok ciddi bir toplantı yaparak bazı radikal kararlar alması lazım. Yoksa yapılan bunca emeğe maalesef "yazık" demekten kendimizi alamayız.
Şimdi şampiyon olabilir miyiz diye sorarsanız, size bir fıkra misali ile cevap vermek isterim.
“İki kafadar sabahın ilk ışıklarına kadar içerler. Sonra dışarı çıkarlar. Çıktıklarında bakarlar ki hava aydınlanmış gibi. Gökyüzünde ay var. İki kafadar havaya bakarlar ve biri der ki:
- Aaa güneş açmış.
Diğeri de der ki:
- Yok o güneş değil, ay.
Diğeri ısrar etmiş, görmüyormusun o güneş, demiş.
İki şarhoş kafadar başlamışlar tartışmaya.
İş öyle bir boyuta gelmiş ki; yaka yakaya gelmişler. Tam o esnada bir vatandaş ordan geçerken, kafadarlar demişler gel şu adama soralım. Adamı yanlarına çağırmışlar ve sormuşlar “kardeş şu gördüğün ay mı yoksa güneş mi? Adam başını kaldırmış ve gökyüzüne bakmış. Sonra dönmüş iki şarhoş kafadara bakmış. Kendi içinden demiş “şimdi ben ay desem güneş diyen beni döver. Güneş desem ay diyen beni döver.
Düşünmüş ve sonra cevabı yapıştırmış.
“Kardeşler ben buranın yabancısıyım”….