2015-09-10 12:09:04

Erzurum'da olacak iş midir?

Samet ÖZÜNAL

sametozunal@hotmail.com 10 Eylül 2015, 12:09


Malumunuz.
Türkiye son günlerde hayli hareketli günler geçiriyor. Birbirinden mel'un ve hain terör saldırılarının birbirini takip ettiği ülkede, dört bir yanda milli refleks gereği protesto ve terörü tel'in yürüyüşleri organize ediliyor... 
Bunlardan birisi de Erzurum... 
Doğrudur.
Erzurum, milli ve manevi meselelerde duyarlılığı oldukça yüksek bir kenttir. Bu yüzdendir ki, sadece Doğu Anadolu'nun değil, cümle Anadolu'nun "bel kemiği" diye tarif edilir.
Tabi, tarif böyle olunca; Anadolu'nun bel kemiğini incitmek ya da zedelemek isteyen kim ya da ne kadar it-kopuk varsa Erzurum'a bindirir ve her fırsatta 'Erzurum'da bir karışıklık çıksın' diye ümit eder.
Tıpkı PKK gibi...
Peki, Erzurum PKK için gerçekte ne anlam ifade ediyor?
Çok şey.
Hem de çok şey.
Misal: 
Erzurum, PKK için sözde Kürdistan sınırlarını oluşturabilmek için 'olmazsa olmaz' demektir.
Erzurum, Anadolu'da dilediği gibi at oynatmak isteyen PKK için bir kilometre taşıdır.
Sayalım mı daha?
Yeter! Zira bu kadarı dahi midemizi bulandırmak için ziyadesiyle yetiyor.
Şimdi!
PKK terörü, Türkiye'nin başına musallat olduğu/edildiği günden bu zamana kadar en büyük direnci kuşkusuz Erzurum'dan gördü. Yedisinden yetmişine varıncaya kadar herkes, tek yürek oldu, tek bilek oldu ve bu çapulcuların alayına karşı hep bir duruş sergiledi.
Öyle olmasa idi, İmralı'daki elebaşı da dâhil olmak üzere, örgütün üst düzey yöneticilerinin gözü hep Erzurum'da olur muydu? 
Aç tavuklar misali, birbirlerine; "Erzurum'u istiyoruz" şeklinde talimatlar verip, salyalarını akıtırlar mıydı hiç?
Geçtik.
Öyle olmasa idi, aslında siyasi uzantıları olan partileri kanalıyla Erzurum'un Güney ilçelerini abluka altına alırlar mıydı? Ve seçimlerde bu ilçeleri kafesleyebilmek adına ellerinden geleni yapabilirler miydi?
Nitekim yaptılar da?

ERZURUM BÖYLE BİR OYUNA GELMEZ
Ve bugün!
Aynı karanlık güçler istiyor ki; Erzurum'da bugüne kadar sergilenen duruş ve gösterilen o direnç, ekseninden kayarak farklı bir boyuta taşınsın. Yani, geçmişten günümüze kadar hep aklıselim ve sağduyunun hâkim olduğu bu şehir, bundan böyle karmaşaya, kargaşaya, kutuplaşmaya ve kaosa teslim olsun.
Ne ki, şunu unutuyor örgütçü çapulcular: Hangi etnik kökene mensup olurlarsa olsunlar, Erzurum'da yaşayan hiç kimse böyle bir oyuna gelmez, getirilemez. Çünkü Erzurum'da yaşayan herkes çok iyi biliyor ki; bu milletin vatanı da bir, bayrağı da bir. 
Var ya!
İşte buna kuduruyor o köpekler!
Bu birliğe, bu beraberliğe ve bu kardeşliğe, bu yüzden tahammül edemiyorlar. Böylesi bir vatan, böylesi bir bayrak ve böylesi bir millet aşkına işte bu yüzden galip gelemiyorlar.
EKMEKLERİNE SAKIN OLA YAĞ SÜRMEYELİM!
Gelelim bundan sonra yapılması gerekene:
Şimdi!
Bu milletin hiçbir evladının ne vatan, ne millet ne, de bayrak aşkını hiç kimse sınayamaz. Hele PKK gibi bir örgüt ki, bizleri bu hususta asla imtihan edemez!
Ama gelin görün ki, maşalar işbaşında. 
Ama gelin görün ki, örgüte hizmet ve yataklık eden taşeronları da öyle.
Bir o yandalar, bir bu yandalar.
Dertleri, tasaları, arzu ve emelleri hep aynı: kardeşi kardeşe kırdırtmak, aklıselime ve sağduyuya kıydırtmak!
Aman ha!
Aman dikkat edelim!
Aman bu tip oyunlara sakın ola gelmeyelim!
Milli duruşumuzu gösterelim; milli reflekslerimiz neyi gerektiriyorsa, onu da yapalım… Ve fakat bize yakışır biçimde… 
Ve fakat kanuna, nizama ve düzene uygun biçimde… 
Öbür türlüsü örgüt başta olmak üzere arkasındaki cümle hainlerin ekmeğine yağ sürmek olur, ona göre!
Aman ha, aman!
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.