2016-01-20 11:24:03

Erzurum'daki pozitif algı...

Samet ÖZÜNAL

sametozunal@hotmail.com 20 Ocak 2016, 11:24

Vali Dr. Ahmet Altıparmak'la kahvaltılı bir sohbet toplantısında bir araya geldik dün...
Aslında maksat, 10 Ocak Çalışan Gaze­te­ci­­ler Gü­nü'nde bir araya gelmekmiş, ancak Vali Bey'in yoğun gündem ve programlarından dolayı bu mümkün olmamış... 
Her ne kadar gecikmeli olsa da, hedefin tam da 12'den vurulduğu bir toplantı olduğu rahat­lık­la söylenebilir... Zira bu birlikteliğin sa­bahın er­ken saatlerine denk getirilmiş ol­ması, hakikaten de ça­lışan gazetecileri bir a­ra­da görmek açısın­dan pek bir isabetli oldu. Bu bakımdan Ali İhsan Bey'i teb­­rik etmek gerekir diye düşünüyoruz... 
Her neyse...
Vali Bey, Er­zurum'la ilgili o­la­rak yine birbirinden önemli konulara de­ğin­di... 
Kış turizmiyle başladı söze ve mes­lek­taş­ları­mı­zın da sorularıyla ol­duk­ça kap­sam­lı bir değerlen­dirme yaptı...
Ve bir hususun altını ki, özellikle çizdi: 
''Erzurum'daki karamsarlığın ye­ri­ni artık pozitif bir algı almaya başladı'' 
Evet... 
Bundan 2 yıl önce gazetemizi ziyaret et­ti­ğin­de yine bu konu gündemindeydi Vali Bey'in... (Hoş ziyaretlerinin arasını bu kadar açmamış olsa çok daha iyi olurdu ya, neyse...)
Demişti ki; 
''Erzurum'da karamsar bir hava var. Şe­hir­de yediden yetmişe herkes karamsar...'' 
Dolayısıyla ertesi günün manşetini işte bu i­fa­deler belirlemişti... 
Ve bugün... 
Manşetimiz yine aynı, fakat durum bu kez tam tersi... 
Ne hoş, değil mi? 
***
Peki, ne oldu da 2 yıl içerisinde şehirde böy­lesi bir değişim yaşandı?
Söyleyelim hemen: 
Ne sihirdir, ne keramet; el çabukluğu ma­ri­fet... 
Hem sadece el mi? 
Değil tabi... 
Dil çabukluğu, pratik zeka, enerji, heyecan, samimiyet, gayret, özveri, disiplin, ciddiyet... 
Şimdi diyeceksiniz ki; 
- İyi de, 2 yıl öncesine kadar bunlar yok muy­du?
Evet, yoktu... 
Latif insanlardı belki ama önceki valilerde bu enerji yoktu maalesef... Kendi çaplarında birşeyler yapmaya çalıştılar, tamam... Ama itiraf et­mek gerekir ki; bu şehir için Vali Altıparmak ka­dar kesinlikle çırpınmadılar... 
Gelelim Büyükşehir Belediye Başkanı Meh­met Sekmen'e... 
Vali Bey de ifade etti... 
''Mehmet Bey, Erzurum için bir şans'' dedi... 
Çok da doğru söyledi... 
Zira önceki dönem belediye başkanları da, bu karamsar atmosferin mimarları durumundaydılar... 
E, meşhur imam-cemaat temsilini bilirsiniz; geminin dümeninde durum bu olunca, mürettebatı da haliyle yatışa geçti... 
Ve sonuç... 
''Böyle gelmiş, böyle gitsin...'' 
Bereket, ak sakallıların duası bu şehrin ba­şın­daymış da, Allah yüzüne baktı Erzurum'un... Yoksa o günkü kafalarla halimiz nice o­lurdu? 
*** 
Gelinen nokta itibariyle evet, Erzurum artık kendini farketti... 
Erzurum, sahip olduğu değerlerini ele almaya, işlemeye ve yavaş yavaş katma değere dönüş­tür­me­ye başladı... 
Kendine güvenmeye; bir zamanlar oynatamadığı eli ve koluyla bir yerlere tutunmaya başladı ar­tık... 
Görün, bakın!
Ayağa da kalkacak... 
Yürüyecek önce, ardından koşacak ve depar üstüne depar atacak daha sonra... 
Herkes büyüyecek... 
Herkes gelişecek... 
Hoş, koskoca memleket bir gecede ağaç ko­vuğundan çıkmadı ya; aslına yeniden rücu edecek... Yani bölgenin can damarını teşkil ettiği o eski zamanlarına... 
Olacak mı, dersiniz... 
Olacak... 
Biz buna inandıkça, el ele verip, omuz omuza dayandıkça ve ortak paydamızı Erzurum oluşturdukça, göreceksiniz, bunu başaracağız... 
Bugünden başlayalım mesela! 
Kendi kendimize önce ''Ne olacak bu memleketin hali?'' diye sorup, ardından şu cevabı verelim: ''İyi olacak, Erzurum abad olacak, Erzurum dört başı birden ma'mur olacak'' diyelim... 
Göreceksiniz, bu küçücük adım bile içinizi fe­rah­latacak... 
Durmayın, deneyin hadi! 
Emin olun ki, çok iyi gelecek... 
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.