Namı diğer; ''Yıkan Ali''
Kendisinin Erzurum'da böyle bir nam salmış olması boşuna değilmiş; zira kendi gözlerimizle gördük ve kanaat getirdik...
Evet, geçtiğimiz günlerde Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut'la bir araya geldik... İlçede yürütülen çalışmalarla ilgili olarak geniş bir değerlendirmesini aldığımız Başkan Korkut, bununla da yetinmeyerek kentsel dönüşüm alanlarını gezdirdi bize...
Misal, Üç Kümbetler Projesi...
Sanırdık ki; Yakutiye Belediyesi'nin bu projesi, Üç Kümbetler'in çevresindeki üç-beş çarpık yapının ortadan kaldırılmasından ibaret...
Ama değilmiş...
Çünkü Başkan'la bu bölgeyi gezinirken, her nasıl olduysa bir anda Mahallebaşı'nda bulduk kendimizi...
Hoş yol bilmez değiliz, iz bilmez değiliz; ilaveten Mahallebaşı'na çıkan hemen hemen tüm yolları her Erzurumlu gibi az-çok bilenlerdeniz...
Ve fakat bu bambaşka birşey!
Nasıl mı?
İzah edelim hemen:
Yakutiye Belediyesi, birbiriyle bağlantılı olan birçok mahallede o kadar kapsamlı kamulaştırmaçalışmaları yapmış ki; deyim yerindeyse ne ucu var, ne de bir bucağı... Öyle ki; kamulaştırılan ve tahliye edildikten sonra yıkılarak ortadan kaldırılan yapılar yüzünden ne girdiğiniz bir yolu tanıyabiliyorsunuz ne de daha önce hem de defalarca geçtiğiniz bir başka sokağı...
Ne oluyor sonra biliyor musunuz?
Siz gezinirken kendinizi başladığınız yerde sanarken bir de bakıyorsunuz ki; başladığınız yerden hem de çok uzaklardasınız... Tıpkı bizim Üç Kümbetler'den başlayarak, Mahallebaşı'ndan çıkmamız gibi...
***
Şimdi...
Bir ilçe belediyesi düşünün ki, Erzurum'un şehir merkezini neredeyse tamamını kamulaştırmış olsun...
Bir ilçe belediyesi düşünün ki, gecekondularla örülü binlerce dönümlük alanda kentsel dönüşüm projesi uygulasın...
İnanılır gibi değil!
Dolayısıyla biz de inanamadık...
Ve sorduk haklı olarak:
''Başkan siz ne ara yaptınız bu kadar işi?'' diye...
İşte cevap:
''Allah bize kısmet etti, yaptık... Yapmaya da devam ediyoruz... ''
Peki ya kaynak, para?
''Banka kredisi alıyoruz, kamulaştırma yapıyoruz, sonra ürettiğimiz arsalardan kazanç elde edip hem borcumuzu ödüyor, hem de belediyemize para kazandırıyoruz...''
Şu işe bakar mısınız?
Hem borçlanacaksınız, hem yüzlerce gecekonduyu kamulaştırmakla uğraşacaksınız, yeri gelecek mahkemelik olacaksınız ve bu gecekonduların üzerine kurulu arsaları satıp para kazanacaksınız ve hem de bu parayla bir yandan borç ödeyecek ve öbür yandan da kuruma para kazandıracaksınız...
İşte budur!
Belediye yönetmek budur, hizmet üretmek budur!
Bu aynı zamanda nedir, biliyor musunuz?
Bunun adı günü kurtarmak değil, yatırımı bizzat Erzurum'un yarınlarına yapmaktır...
Hal böyle olunca, tekrar en başa dönelim isterseniz, yani ''Yıkan Ali'' bahsine...
Şimdi...
Başkan Korkut'a ''Yıkan Ali'' gibi bir nam yetmez!
Başkan Korkut'a bundan böyle ''Yapan Ali'' de demek gerek...
Zira viraneyi andıran gecekondu mahallelerini temizlerken, diğer yandan birbirinden modern konutlar da inşa ediyor...
Başkan Korkut'a bundan böyle ''Düşünen Ali'' de demek gerek...
Zira Ali Başkan, hazırı tüketip günü kurtarmak yerine, milyonlarca liralık borcun altına girmek pahasına Erzurum'un yarınlarını da düşünüyor...
Ve Başkan Korkut'a bundan böyle ''Hizmetkar Ali'' de demek gerek...
Zira ''Çekirdek Erzurum'' diye tabir ettiğimiz Yakutiye'ye hizmetin hem de en afillisini verebilmek için uğraşıyor...
Ve son bir söz!
Yazdıklarımızda ne bir abartı var ne de bir yerlere hoş görünebilme kaygısı... Yazdıklarımız; kesinlikle ve kesinlikle ''Sezar'ın hakkını Sezar'a teslim'' etme arzusudur...
İnanmayan varsa da, hodri meydan!
Girsin Üç Kümbetler'den ve kamulaştırılarak yıkılan evleri saya saya ilerlesin bakalım ki, kendisini nerede bulacak?
Haydi!
Denemesi bedava nasılsa...
Ha, unutmadan!
Deneyenler olursa şayet, kalıbımızı basarız ki, dudaklarından sadece ve sadece şu ifadeler dökülecek:
''HELAL OLSUN BAŞKAN!”