Meşhur et tuzlama hareketiyle fenomen haline gelen Nusr-Et restoranlar zinciri sahibi has Erzurumlu Nusret Gökçe’nin Erzurum’da yatırım yapması bekleniyor. Konuyla ilgili bir çağrıda bulunan Erzurum Hancı Besici ve Sütçüler Odası Başkanı Sebahattin Bingöl, Nusret’in Erzurum’da yapacağı yatırımın Erzurum kırmızı etini dünya çapında markalaştırabileceğini ifade etti.
Türkiye’ye yayılan ününden sonra ‘saltbae’ adını verdiği tuzlama hareketiyle dünya çapına yayılan Nusr-Et, yeni restoranlar için çalışmalarını hızlandırırken, Erzurum’da da et entegre alanında yatırım yapması bekleniyor. Nusret’in dünya çapında açtığı restoranlarda Erzurum etini kullanmasını öneren Bingöl, Erzurum’da üretilen kırmızı etin Türkiye’nin en kaliteli eti olduğuna dikkat çekti. Erzurumlu olan Nusret’in, Erzurum’u da düşünerek Erzurum etini dünya markası haline getirecek yatırımlar yapması gerektiğini dile getiren Bingöl, “Bilindiği gibi hemşerimiz Nusret, dünya çapında ünlü olan bir Dadaş. Nusret’in Erzurum etini değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Erzurum’un kırmızı eti hem Türkiye’de hem de dünyada en kaliteli ve lezzetli etlerden birisidir. Erzurum etinin kendi çapında bir namı var. Organik olması en büyük özelliğidir. Erzurum’un dağlarında, ovaların dolaşan; soğuk sularından ve iklim şartlarından etkilenen hayvanların etleri daha lezzetlidir. Dış ülkelerde üretilen kırmızı et siyah renkte olur. Ama burada yetişen bir hayvanın eti kıpkırmızıdır. Etin içinde bile ince yağ vardır. Bu ince ayrıntı etin ne kadar kaliteli olduğunu gösteriyor.” dedi.
ERZURUM ETİ DÜNYA MARKASI OLSUN
Nusret’in restoranlarında kullandığı etin Erzurum kaynaklı olması gerektiğini vurgulayan Bingöl, Nusret’in Erzurum’a yapacağı yatırımın et entegre tesisi şeklinde olabileceğini söyledi. Kurulacak büyük bir et entegre tesisinin, Erzurum’un en büyük sorunlarından biri olan canlı hayvanın dışarıya gitmesi sorunun çözülebileceğini söyledi. Erzurum’un canlı hayvan potansiyelinin çok iyi olduğunu hatırlatan Bingöl, “Canlı hayvan durumumuz iyi olmasına rağmen, burada imkanların olmaması nedeniyle hayvanlar dışarıya satılıyor. Sonra da Erzurum’a dışarıdan kırmızı et giriyor. Nusret’in Erzurum’a böyle bir yatırım yapması halinde çiftçiler ellerindeki hayvanları Nusret’e satmaya başlayacak. Tabii ki Nusret’de burada ürettiği kırmızı eti dünya piyasasına tanıtması gerekiyor. Açtığı restoranlarda bu eti kullanması gerekiyor. Erzurum’un kırmızı eti bir dünya markası olabilir.” diye konuştu.
Başkan Bingöl, son olarak bu konuda yetkili kurumların devreye girmesi gerektiğini belirterek, “Erzurum için kim olursa olsun elini taşın altına koymuşsa teşekkür ediyorum. Bu anlamda da yetkili kurum ve kişilerin bu konu için girişimlerde bulunmalarını talep ediyorum. Bizim böyle güzel bir projeye çok ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’ye yayılan ününden sonra ‘saltbae’ adını verdiği tuzlama hareketiyle dünya çapına yayılan Nusr-Et, yeni restoranlar için çalışmalarını hızlandırırken, Erzurum’da da et entegre alanında yatırım yapması bekleniyor. Nusret’in dünya çapında açtığı restoranlarda Erzurum etini kullanmasını öneren Bingöl, Erzurum’da üretilen kırmızı etin Türkiye’nin en kaliteli eti olduğuna dikkat çekti. Erzurumlu olan Nusret’in, Erzurum’u da düşünerek Erzurum etini dünya markası haline getirecek yatırımlar yapması gerektiğini dile getiren Bingöl, “Bilindiği gibi hemşerimiz Nusret, dünya çapında ünlü olan bir Dadaş. Nusret’in Erzurum etini değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Erzurum’un kırmızı eti hem Türkiye’de hem de dünyada en kaliteli ve lezzetli etlerden birisidir. Erzurum etinin kendi çapında bir namı var. Organik olması en büyük özelliğidir. Erzurum’un dağlarında, ovaların dolaşan; soğuk sularından ve iklim şartlarından etkilenen hayvanların etleri daha lezzetlidir. Dış ülkelerde üretilen kırmızı et siyah renkte olur. Ama burada yetişen bir hayvanın eti kıpkırmızıdır. Etin içinde bile ince yağ vardır. Bu ince ayrıntı etin ne kadar kaliteli olduğunu gösteriyor.” dedi.
ERZURUM ETİ DÜNYA MARKASI OLSUN
Nusret’in restoranlarında kullandığı etin Erzurum kaynaklı olması gerektiğini vurgulayan Bingöl, Nusret’in Erzurum’a yapacağı yatırımın et entegre tesisi şeklinde olabileceğini söyledi. Kurulacak büyük bir et entegre tesisinin, Erzurum’un en büyük sorunlarından biri olan canlı hayvanın dışarıya gitmesi sorunun çözülebileceğini söyledi. Erzurum’un canlı hayvan potansiyelinin çok iyi olduğunu hatırlatan Bingöl, “Canlı hayvan durumumuz iyi olmasına rağmen, burada imkanların olmaması nedeniyle hayvanlar dışarıya satılıyor. Sonra da Erzurum’a dışarıdan kırmızı et giriyor. Nusret’in Erzurum’a böyle bir yatırım yapması halinde çiftçiler ellerindeki hayvanları Nusret’e satmaya başlayacak. Tabii ki Nusret’de burada ürettiği kırmızı eti dünya piyasasına tanıtması gerekiyor. Açtığı restoranlarda bu eti kullanması gerekiyor. Erzurum’un kırmızı eti bir dünya markası olabilir.” diye konuştu.
Başkan Bingöl, son olarak bu konuda yetkili kurumların devreye girmesi gerektiğini belirterek, “Erzurum için kim olursa olsun elini taşın altına koymuşsa teşekkür ediyorum. Bu anlamda da yetkili kurum ve kişilerin bu konu için girişimlerde bulunmalarını talep ediyorum. Bizim böyle güzel bir projeye çok ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.