Flaş Haber
Kapat
Muhammet Özünal
Muhammet Özünal
27 Ocak 2017 Cuma 11:52
O imparator bir Erzurumlu
Nokta25 /Erzurumlu çılgın kasap Nusret Gökçe, tüm dünyayı kasıp kavuruyor. İş hayatına kasap çırağı olarak başlayan ve yıllar sonra dev bir et restaruant zincirleri imparatoru olan Gökçe, sosyal medyada adeta fenomen haline geldi. Kestiği eti tokatlaması ve tuz dökme stiliyle tüm dünyanın tanıdığı bir isim haline gelen Gökçe, asgari ücretle çalışan bir kasapken, bir anda imparatorluğa dönüşen hayatını anlattı. 
İşte Nusret Gökçe'nin başarı hikayesi: 
Nusret 1983’te Erzurum’da doğdu. Bir maden işçisin babanın 5 çocuğundan biri. Henüz 2 yaşındayken babasının işleri yüzünden Erzurum'dan Darıca'ya taşındı. Babasının işlerinden dolayı babasını 4-5 haftada bir görebildi. Maddi sıkıntılar yüzünden Darıca Faik Şahenk Ortaokulu’nu altınca sınıfta terk etmek zorunda kaldı. 5 kardeşten sadece en küçüğü liseyi bitirebildi.
Daha sonra iş hayatına atılan Nusret, İstanbul'a gelerek Bostancı Kasaplar Çarşısı'nda, kasap çırağı olarak işe başladı. Aynı anda 10 ustayla bir dakika boş durmadan çalıştı. Hiç senelik izin yapmadı, mesai gözetmedi, günde 18 saat aktif olarak çalıştı.
2007’de İstinye Park’ta kasap-restoran konsepti hizmete başladı. Bu oluşum Nusret'i bir hayli heyecanlandırdı. 2008-2009’da ‘bu iş dünyada nasıl acaba?’ dedi ve Arjantin, Amerika ve Japonya'ya giderek kasap restoranlarda incelemeler yaptı.
"Yabancı dili ve bilgisi olmadan buna nasıl cesaret ettin?" sorusuna Nusret: Fransız bir müşterim aracı oldu, son maaşım ve kredi kartından çektiğim 7 bin TL ile 2009 yılında Arjantin’e gittim. Üç ay boyunca çiftliklerde, kasaplarda, restoranlarda gezdim dedi. Türkiyeye döndüğünde maaşlı işine devam etti Nusret. Çalıştığı kurumda tüm öğrendiklerini sergilemeye başladı. 
2010’da Amerika’ydı hedefi. Vize başvurusunda bulundu ama hesabında para yok, üstüne kayıtlı evi, malı, mülkü yok, evli değil ve 4 kez reddedildi. Arjantin sonrası birkaç kez gazete ve dergide çıkmıştı. Görevliye onları okuttu ve 3 aylık vize verildi. ABD'de yaptığı menü New York Times’da yayınlandı. New York’un en önde gelen dört et restoranında para almadan, kaçak çalıştı.
"Türkiye’ye döndüğünde seni bekleyen bir işin yoktu, değil mi?" sorusuna Nusret:  Zaten niyetim kendi yerimi açmaktı. Çok teklif geldi. Mithat Erdem, eski bir dostumdu. Ben emeğimi koydum, o parayı. İsim ne olacak dedi, bir kağıda Nusret yazdım, ‘et’ kısmını ayırdım. ‘Parayı ver, kısa süre sonra sana bir para sayma makinesi alacağım, para sayacaksın’ dedim. 5-6 ay sonra tüm yatırım çıkmıştı. Payıma düşeni ödemiştim. diye cevap verdi.
Başarmak nasıl bir his sorusuna Nusret: İlk dükkanımda her akşam kapının karşısına geçer adımın yazdığı tabelayı seyrederdim. Dua edip, şükrederdim. Hala da şükrederim diye cevaplıyor. 
Ve gelelim işin en güzel noktasına...
Hani henüz 6. sınıfta bıraktığı o Faik Şahenk Ortaokulu vardı ya, İşte o adamla 2012 yılında ortak oldu ve Doğuş Grubu'nun bir parçası oldu.
Nusretin sosyal medya hesaplarından paylaştıklarına gülebilir, dalga geçebilirsiniz. Ama bu adam kocaman bir başarı öyküsü. Herkesin örnek alması gereken, en alttan bir kasap çırağıyken dünyanın en lüks şehirlerinde Nusret'in şubelerini açan bir başarı öyküsü..

Erzurumlu çılgın kasabın dünyayı kasıp kavuran işte o görüntüleri: 

Son Güncelleme: 27.01.2017 13:50
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.